YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1216
KARAR NO : 2023/3093
KARAR TARİHİ : 24.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2012/237 E., 2013/744 K.
DAVALILAR :1-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat … 2- … 3- …
4- …
5- … 6- … 7- …
8- … 9- …
DAVA TARİHİ : 16.04.2012
HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.04.2012 tarihinde tebliğ edilen 2012/016614 takip numaralı ödeme emri ile davacıdan talep edilen 2005 yılı 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ayları ile 2006 yılı 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ile 2007 yılı 1, 2, 3 ayları için 7.959,87 TL prim aslı 10.743,43 TL gecikme zammı toplam 18.673,30 TL kaçak inşaattan dolayı borç çıkartıldığını, 2005 yılı Mart ayında inşaatı tüm alacak ve borçları ile birlikte toprak sahiplerine sattığını, inşaatla ilişkisini kestiğini, müvekkilinin kaçak inşaat yapmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını bildirerek, davanın kabulü ile prim aslı 7.959,87 TL ile 10.713,43 TL gecikme zammından dolayı davacının borcunun olmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptaline, icranın durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özet olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişinin 14.08.2013 havale tarihli raporunda “Kurumun teftişe yetkili kontrol memurları tarafından yapılan durum tespiti ve buna dayalı olarak 15.06.2010 tarihli rapor incelendiğinde 03.05.2010 tarihinde mezkur adrese gidilerek yapılan kontrolde bordrum, zemin 3 normal kat ve bir çekme katan oluşan doğalgazlı, asansörün olmadığı bitmiş bir bina olduğunun belirlendiği ve yukarıda bahsi geçen … ile yapılan noter tasdikli sözleşmenin sunulduğu yapılan incelemede alınan ifadelerde inşaatın 2004 yılının Mart ayında başladığı 30.03.2007 tarihinde bittiği ve bitmiş vaziyette dairelerini teslim aldıkları hususunun bildirildiği, özellikle daire sahipleri tarafından verilen bu beyanlardan 30.03.2007 tarihli inşaat bitişine kadar işverenin davacı olduğu, böylece iddiası olan 2005 yılında işyerine devir ettiği ve arsa malikleri ile satın alanlara devir ettiği yolundaki iddiasını teyit eden bir kayıt ve belgenin bulunmadığı, taşınmaza ait tapu kaydının ve binaya ait yapı ruhsatı ile encümen kararı ile dosyadaki belgelerin içereğinden davacının iddiası olan 2005 yılında işyerini devrettiği, bir başka anlatım ile arsa malikleri ile satın alanlara devir ettiği yolundaki iddasını teyit eden kayıt ve belgelerin bulunmadığı, bu nedenle davacının talebinin kabulünün mümkün olmadığı” hususlarının belirtildiği, bilirkişi raporunun hükme esas alındığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; delillerinin toplanmadığını, şahitlerinin dinlenmediğini, ihbar edilen daire sahiplerine dairelerin kaba işleri ve ince işlerinin kim tarafından yapıldığı konusunda yemin teklif ettiklerini, şahit dinletme ve yemin teklif taleplerinin usule aykırı olarak kabul görülmediğini, Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu tarafından düzenlenen tespit raporunda …’ün samimi beyan ve ikrarına göre inşaatın ince işlerinden dolayı davacının sorumluluğuna gidilemeyeceğini, Kamu İdarelerinin Denetim Elemanları Tarafından Yapılacak Tespitler Hakkındaki Yönetmeliğin 5 ve 6/3 üncü maddelerine göre 03.05.2010 tarihinde yapılan tespitten dolayı davacının sorumlu tutulamayacağını beyan ederek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58/5 inci maddesi’ne göre; “İtirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkında ki itirazın reddolunduğu miktarda ki amme alacağı %10 zamla tahsil edilir” hükmü gereği lehlerine tazminat hükmü kurulması gerektiğini beyan ederek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık kaçak inşaat nedeniyle davacıya çıkarılan ödeme emirlerindeki prim aslı ve gecikme zammından dolayı davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
2. 506 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun 37 inci maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
…