Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1558 E. 2023/3086 K. 24.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1558
KARAR NO : 2023/3086
KARAR TARİHİ : 24.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/10 E., 2022/297 K.
DAVALILAR : 1-… vekili Avukat …
2-… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 01.08.2016
KARAR : Kabul

Taraflar arasında görülen davalının hastalığının meslek hastalığı olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı …’in aynı şekilde 2006 yılında halı sahada kendi beyanında olduğu gibi meslek hastalığı tanısı konan bölge ile ilgili ciddi bir travma öyküsünün mevcut olduğunu, davalı …’in rahatsızlığının travmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda hiçbir inceleme yapılmadığını belirterek, davalının hastalığının meslek hastalığı olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli ve 2016/380-2019/39 Esas ve Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 24.06.2019 tarihli ve 2019/607 E., 2019/902 K. sayılı kararı ile; “davacının 09.09.2002-13.01.2015 tarihleri arasında montaj operatörlüğü yaptığı, 20.10.2013 tarihinde servikal disk hernisi tanısıyla ameliyat edildiği, 27.10.2015 tarihinde meslek hastalığına yakalandığını belirterek Kuruma müracaat ettiği ve Dokuz Eylül Üniversitesi Meslek Hastalıkları Birimi’nin 28.01.2015 tarihli raporunda, “opere disk hernisi” meslek hastalığı tanısı konulduğu, SGK Kurum Sağlık Kurulu’nun da 08.09.2015 tarihli raporunda da mevcut rapor ve belgeler incelenerek “meslek hastalığı olmadığına” karar verildiği, itiraz üzerine YSK’nın 02.02.2015 tarih ve 90/13263 sayılı kararı ile sigortalıda servikal bölge hastalığının bulunduğu ve mesleki maluliyet oranının E cetveline göre, %32,2 olduğuna, kontrol muayenesi gerekmediği, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğuna karar verildiği, SGK denetmen raporunda da işyerindeki çalışma koşullarının sıhhi rahatsızlığına sebebiyet verdiğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınan raporda da davacının çalışma şeklinin servikal disk hernisi açısından etkili olabileceği, ancak bu işi yapmayanlarda da görülebilecek bir hastalık olduğuna dair rapor düzenlendiği anlaşılmakla, ATK 3. İhtisas Dairesi’nin raporunun, meslek hastalığının bulunduğuna dair yukarıda belirtilen raporların aksini belirtmediği gibi bu raporları desteklediği, ancak hastalığın mesleki olup olmadığının belirlenemediği belirtilmiş ise de dosyada toplanan kanıtların davacının hastalığının mesleğinden kaynaklanmadığına dair illiyet bağını kesecek bir sebebin ispatlanamadığı da dikkate alınarak mahkemece kurum işleminin iptaline yönelik davanın reddine dair kurulah hükmün yerinde olduğu, davacının istinaf itirazlarında haklı olmadığı” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin (kapatılan) 20.11.2019 tarihli ve 2019/5564-2019/7063 Esas ve Karar sayılı kararı ile; somut olayda, davalı sigortalının hangi süreyle ne iş yaptığının bordro tanıkları dinlenerek endüstri mühendisi ve iş güvenlik uzmanının bulunduğu heyetle mahallinde keşif yapılarak belirlenmesi gerektiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinin gerektiği, eksik araştırma ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olduğu belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda duruşmalarda bordrolu tanıklar dinlenmiş, raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesine yönelik ATK 2.Üst Kurulu’ndan rapor aldırılmış ve yapılan değerlendirme sonucu davalıda oluşan “disk hernisi” hastalığının meslek hastalığı olmadığına kanaat edildiği gerekçesiyle “davanın kabulüne, davalı …’in “servikal diskopati” hastalığının, meslek hastalığı olmadığının tespitine,” şeklinde karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile davalı Kurumun davacı işverene karşı açtığı ve … 1. İş Mahkemesi’nin 2017/160 E. sayılı dosyasında görülmekte olan rücuen alacak davasında alınan bilirkişi raporunda davalının meslek hastalığına yakalandığı, işverenin açıkça ağır kusurunun bulunduğu, çalışma koşulları ve iş yeri sağlığı konusunda sorumluluklarını yerine getirmediğinin belirlendiği, Kurumun inceleme raporuna göre de davalının uzun süre, ergonomik olmayan, tekdüze çalışma koşulları içerisinde olduğunun, bu çalışma koşullarının iyileştirilmesi için davacı şirketin tedbir almakta geciktiğinin belirlendiğini, davalının maruz kaldığı hastalığın “meslek hastalığı” değil “işle ilgili hastalık” olarak tanımlanmasına dosya kapsamında hiçbir şekilde açıklık getirilmediğini, alınan raporların hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile alınan raporlar arasında çelişki olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının hastalığının meslek hastalığı olmadığının tespiti konusunda, İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 5510 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 95 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.