Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/5464 E. 2010/1650 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/5464
KARAR NO : 2010/1650
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

…’i kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, …’i kasten öldürmekten sanık … , işbu suçlara katılmaktan sanıklar … ile …’nın yapılan yargılanmaları sonunda: … ile …’in hükümlülüklerine, … ile …’ın beraatlerine ilişkin (BAKIRKÖY) Onbeşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16/09/2008 gün ve 100/143 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık … müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık … hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Anayasanın 40/2, 1412 sayılı CMUK.nun halen yürürlükte olan 310. maddesi ile 5271 sayılı CMK.nun 231/3, 232/6, 234, 263 ve 34/2. maddelerine aykırı olarak hüküm fıkrasında yasa yoluna başvuru şeklinin açıkça gösterilmediği görülmekle;
Sanık … ’a 5271 Sayılı CMK.nun 263. maddesi uyarınca “hükmün tebliğinden itibaren yedi gün içinde tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek hükmü temyiz edebileceğini” gösterir meşruhatı taşıyan gerekçeli kararın tebliğ edilerek, tebligatı gösteren belge ve verilirse temyiz dilekçesi ile ve bu halde ek tebliğname düzenlendikten sonra dosyanın Dairemize iadesi için mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına (TEVDİİNE), 22/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
22/03/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … ‘in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii avukat … ‘nın yokluğunda 25/03/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.