YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3847
KARAR NO : 2012/2407
KARAR TARİHİ : 02.04.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme, bu suça iştirak, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM : 1- Sanıklar … ve …’in beraatlerine,
2- Sanık … hakkında TCK.nun 81/1, 29, 62 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis, 6136 sayılı Yasanın 13/1, TCK.nun 62, 52/2 maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Sanıklar … ve … hakkında 17/05/2010 tarihli iddianame ile maktule yönelik tasarlayarak öldürme suçundan kamu davası açılıp mahkemenin 2009/357 esas sayılı davası ile birleştirildikten sonra, şikayetçi … vekilinin sanıkların cezalandırılmasını talep etmesi karşısında, bu talep davaya katılma niteliğinde olduğu halde katılma konusunda bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/10/2010 tarih ve 2010/149-205 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin
temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, 5271 sayılı CMK.nun 237/2 maddesi uyarınca, suçtan zarar gören maktulün oğlu …’in sanıklar … ve … hakkında tasarlayarak öldürme suçundan açılan kamu davasına da katılan olarak kabulüne karar verilerek inceleme yapılmıştır.
b) Katılanlar vekilinin yetkisi bulunmadığından, duruşma talebi ile sanık … hakkında 6136 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz talebinin CMUK.nun 317, 318. maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in maktule yönelik öldürme ve 6136 Sayılı Kanuna Aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde 6136 Sayılı Kanuna Aykırılık suçunun niteliği tayin, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, sanıklar … ve … yönünden elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde haksız tahrikte indirim oranına, katılanlar vekilinin haksız tahrikin bulunmadığına, sanıklar … ve …’in de cezalandırılmaları gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Sanık … hakkında 6136 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan verilen mahkumiyet, sanıklar … ve … hakkında tasarlayarak öldürme suçundan verilen beraat hükümlerinin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanık …’in maktule yönelik öldürme suçu yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; kızı … ile maktulün ilişkisi olduğunu öğrenen sanığın maktulü öldürmeye karar verdiği, olaydan yaklaşık iki gün kadar önce “hani Antepe gelecektin, gelmezsen ben gelirim” şeklinde mesaj çektiği, …’a maktulün kendisini araması durumunda konuşacağını söyleyerek buluşma yeri ayarlamasını istediği, sanığın maktulü öldürme fikrinden haberdar olmayan …’ın maktulle buluşma yeri ayarlaması üzerine yanına ruhsatsız silahını ve yedek şarjörü de alarak maktulün bulunduğu yere gittiği, sanığın hiçbir şey söylemeden tabancayla ateş ederek
maktulü öldürdüğü olayda; önceden maktulü öldürme konusunda koşula bağlı olmaksızın karar veren, bu kararda sebat ve ısrar eden, makul bir süre geçmesine rağmen suç işleme kararından dönmeyen ve belirlediği plan dahilinde eylemi gerçekleştiren sanığın tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tabi hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 02.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
02.04.2012 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … ‘in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’in yokluğunda 05.04.2012 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.