Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/18269 E. 2023/3171 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/18269
KARAR NO : 2023/3171
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/1201 E., 2021/777 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 13.05.2013 tarihli ve 2013/203 Esas, 2013/154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri

bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş ve söz konusu karar, yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 19.07.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

2.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 19.07.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 20.04.2014 tarihinde tehdit, hakaret suçlarını işlediğinin Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2014 tarihli ve 2014/451 Esas, 2014/715 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine (Kapatılan) Hava Kuvvetleri Askerî Mahkemesinin 29.09.2016 tarihli ve 2015/57 Esas, 2016/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan (Kapatılan) Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 13.05.2013 tarihli ve 2013/203 Esas, 2013/154 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın firar suçundan 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.(Kapatılan) Hava Kuvvetleri Askerî Mahkemesinin 29.09.2016 tarihli ve 2015/57 Esas, 2016/174 Karar sayılı kararının Adli Müşavir tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 27.11.2019 tarihli ve 2019/31168 Esas, 2019/14625 Karar sayılı ilâmı ile; sanık hakkında firar suçundan temel ceza belirlenirken uygulanan Kanun maddesinin hüküm fıkrasında 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yerine aynı madde ve fıkranın (b) bendinin gösterilmesi suretiyle karışıklığa neden olunması ve altı haftadan fazla süreyle firarda kalan sanık hakkında uygulanma imkanı bulunmayan 1632 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi uyarınca sanığın cezasından indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi sebepleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2019/1201 Esas, 2021/777 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sorunsuz bir askerlik dönemi yaşarken eski eşinin ailesinin üzerinde kurmuş olduğu baskı ve çocuğunun rahatsızlığı sebebiyle böyle bir hata yapmış olduğuna ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay tarihinde Kayseri Zincidere 1. Komd.Tug. Loj.Des.Br.Trp.Tk. K.lığında görevli onbaşı olduğu, 28.04.2012 tarihinde 09.00’da nöbet devir teslimi için arandığında bulunamadığı, Askerî Savcılıkça belirlenen adreslerine davetiye çıkarıldığı, ancak söz konusu davetiyelerin hiçbirine icabet etmediği, bunun üzerine Askerî Savcılığın talebi üzerine (Kapatılan) Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesince yakalama kararı çıkarıldığı, sanığın 15.11.2012 tarihinde İstanbul/Kavacık Polis Merkezi yetkililerince telefon ile davet edilip yakalandığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; askerliğini son iki aya kadar dört dörtlük yaptığını, Bando bölüğünde onbaşı olduğunu, eşinin ailesinin çocuğunun hastalığını kullanarak kendisini zor durumda bıraktıklarını, ailesinin geçimini sağlayacak başka kimsenin bulunmadığını, eşinden boşanmalarını

sağlayacaklarını ve çocuğunu çocuk esirgeme kurumuna vereceklerini söylemeleri üzerine 28.04.2012 tarihinde tellerden atlayarak otobüsle İstanbul’a eşinin ve çocuğunun yanına gittiğini, gider gitmez çalışmaya başladığını, talep halinde çocuğunun ameliyatına ilişkin belgeleri mahkemeye sunabileceğini, askerdeyken ilaç kullandığını, öncelikle beraatini talep ettini, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul ettiğini, erteleme ve para cezasına çevirme de dahil olmak üzere lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ettiğini ve bozma ilamına bir diyeceğinin bulunmadığını beyan etmiştir.

3.Yargılama aşamasında bilirkişi olarak dinlenen psikiyatri uzmanı 28.03.2013 tarihli yazılı ve sözlü mütalaasında; sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci, ikinci fıkraları ve 34 üncü maddesinden faydalanamayacağı, ayrıca askerliğe elverişli olup olmadığının tespiti için adlî müşahadesine gerek bulunmadığı şeklindeki tıbbi kanaatini belirtmiştir.

4.Olay tespit tutanağı, vaka kanaat raporu ve dosya kapsamında bulunana diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

5.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, UYAP üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, asker kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, tüm dosya kapsamına göre, sanığın 28.04.2012-15.11.2012 tarihleri arasında kesintisiz sürerek yakalanmakla son bulan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren “firar” suçunu işlediği, savunmalarında suçunu ikrar ettiği, sanığın suç tarihinde askerliğe elverişliliğini ve cezai ehliyetini etkileyen bir durumun olmadığı da anlaşılmakla; eylemi sabit görülerek Mahkemece, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip ardından takdiri indirim uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 28.04.2012-15.11.2012 yerine “15.11.2012” olarak gösterilmesi yerinde düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak görülmüştür.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2019/1201 Esas, 2021/777 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.