YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7979
KARAR NO : 2023/1753
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maddi olarak sıkıştığı bir dönemde ödemesi gereken kira borcu için davalının yeğeni …’tan çek istediğini, …’ın çeki müvekkiline senet karşılığında verdiğini, davacının isim kısmı boş bırakılan 45.000,00 TL’lik senedi …’a verdiğini, bunun haricinde …’la fıstık tohumu alışverişi de yaptıklarını, bu iş dolayısıyla da 74.500,00 TL’lik yine isim kısmı boş senedi …’a verdiğini, müvekkilinin borcuna karşılık 13.710,00 kg’lık fıstığı …’a teslim etttiğini, bu fıstıkların taşındığına dair kantar dekontlarının bulunduğunu, fıstıkların toplamda 129.990,00 TL ettiğini, bu nedenle borcunun kalmadığını, fakat senetlerin iade edilmediğini, kötü niyetli olarak senetlerin üstünün … lehine doldurulduğunu, … ile müvekkilinin hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, kötü niyetli olarak mükerrer tahsilat yapılmak istendiğini ileri sürerek dava konusu çekler hakkında borçlu olmadığının tespiti ile davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya sattığı mal karşılığı bono aldığını, açılan davanın haksız olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine icra takibine başlandığını, davacının haciz mahallinde borcu kabullendiğini, bu sebeple işbu davanın açılamayacağını, bono üzerinde tahrifat yapılmadığını, kantar fişleri ile müvekkilinin alakasının bulunmadığını ve ilgili fişte kendilerini yükümlülük altına sokacak hiçbir ibarenin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın ödeme define dayanarak bedelsiz olduğunu ileri sürdüğü bonolara karşı ödeme iddiasını kesin bir delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak miktarı üzerinden davalı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 45.000,00 TL değerindeki bonolardan birinin çekin teminatı karşılığında davalının …’a lehtar kısmı boş olarak verildiğini, daha sonra davalının lehtar olarak kendi adını yazıp bonoyu takibe koyduğunu, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, yine davacının …’tan alarak tarla sahibine verdiği 45.000,00 TL’lik çekin mahkemece araştırılmadığını, tanık dinlenmediğini, 74.500,00 TL’nin bononun ise … arasındaki fıstık tohumu alışverişinden kaynaklı olarak lehtar kısmı boş olarak verildiğini, buna ilişkin kantar fişlerinin sunulduğunu, hacizdeki beyanının telaşla ve haciz tehdidi altında verilen beyan olduğunu, kantar fişlerinin miktar toplamının bonolarda yazan miktarla birebir örtüştüğünü ileri sürerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senetlerin teminat senetleri olduğu ve bedelsiz kaldıklarını iddia eden davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, ancak davacının dava konusu senetlerin teminat senedi olduğu ve bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, yemin deliline de dayanmadığı, bu nedenle davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 45.000,00 TL’lik bononun teminat amacıyla lehtar kısmı boş bırakılarak …’a verildiğini, bono karşılığında …’tan çek alındığını ve davacının bu çeki tarlanın kira ödemesinde kullandığını, mahkemece tarla sahibine verilen bu çekle ilgili hiç bir araştırma yapılmadığını, davaya konu 75.000,00 TL’lik diğer senedin de … ile olan fıstık tohumu alışverişi nedeniyle yine lehtar kısmı boş olarak verildiğini, buna ilişkin kantar fişlerinin dosyaya sunulduğunu, fişlerde yazan miktar ile bono bedellerinin uyuştuğunu, bununda kantar fişlerinde yazılı fıstıkların …’a teslim edildiğini açıkça gösterdiğini, müvekkilinin haciz tehdidi altında borcunu ödeyeceğini beyan ettiğini, bunun ikrar olarak değerlendirilemeyeceğini, bilirkişi incelemesi dahi yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu 30.11.2017 vade tarihli, 45.000,00 TL meblağlı ve 30.10.2017 vade tarihli, 74.500,00 TL meblağlı 2 adet bono için davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.