YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2952
KARAR NO : 2010/4232
KARAR TARİHİ : 08.06.2010
İşlemiş oldukları yağma suçunu gizlemek,delil ve emarelerini ortadan kaldırmak ve de kendilerini cezadan kurtarmak maksadıyla …’ı öldürmekten ve yağmadan sanıklar … ile …,izinsiz silah taşımaktan adıgeçen sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/06/2008 gün ve 3/284 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık … hakkında duruşmalı, sanık …’in temyizi hakkında da kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-)Sanık …’in yasal süreden sonraki duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca, sanıklara verilen cezaların infaz aşamasında 765 sayılı TCK.nun 68 ila 77. maddelerindeki ilkelere göre toplanmasına karar verilmesi mümkün görülmüştür.
3-)Sanıklar hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerde eylemlerin, silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi suretiyle 5237 sayılı TCK.nun 149. maddenin 1. fıkrasının değişik bentlerinin birden çoğunun ihlal edilmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 61/1. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi yasaya aykırı ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4-A)Sanıklar … ve … hakkında yağma suçunu gizleme ve delillerini ortadan kaldırma amacıyla öldürme ve nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre sanık … yönünden bozma üzerine sanıklar hakkında verilen hükümlerde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … ve müdafiinin öldürme suçu yönünden suç vasfına, yağma suçu yönünden sübuta vesaireye, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede öldürme suçu yönünden sübuta, suç vasfına ve 765 sayılı TCK.nun 65/3 maddesinin uygulanması gerektiğine, yağma suçu yönünden sübuta vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, CMK.nun 326/2 maddesi uyarınca her bir sanık yönünden sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı yükletilmesi gerektiğinden, hüküm fıkrasının ilgili bölümündeki “müteselsilen” ibaresinin “eşit şekilde” olarak değiştirilmesine karar verilmek suretiyle CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan ve kısmen re’sen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B)Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın üzerine atılı suçun mahkemece tespit olunan niteliğine ve temas ettiği maddelerdeki cezanın üst sınırına göre, suç tarihi olan 08.06.2001 tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihine kadar 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin bu suç yönünden sair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), ancak bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin tanıdığı yetki kullanılmak suretiyle, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4,104/2 maddeleri ile 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca (DÜŞMESİNE), 08/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
08/06/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii avukat … …’nun yüzüne karşı 17/06/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.