YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16671
KARAR NO : 2023/1221
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli cinsel salıdırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin reddine dair ek kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hüküm ile ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 gün ve 2021/404 Esas, 2022/129 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.09.2022 gün ve 2022/1313 Esas, 2022/1483 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.10.2022 gün ve 2022/1313 Esas, 2022/1483 Karar sayılı ek kararı ile sanık ve müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuyla ilgili verilen karara yönelik temyiz başvuruları hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “Kesin karara yönelik temyiz isteminin reddine” karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.12.2022 gün ve 9-2022/143380 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz Talepleri
Sanığın mağdureye yönelik atılı suçları işlediğine dair dosya kapsamında cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına, sanığın mağdureye saatin kaç olduğunu sorması üzerine mağdurun saldırısına uğradığı ve bu sırada kendisini savunmaya çalışırken mağdurla birlikte yere düşmeleri üzerine çevredekilerce olayın yanlış anlaşılması üzerine sanığın kaçmak zorunda kalması şeklinde gerçekleşen hadisede suç kastı bulunmayan sanık açısından atılı suçların unsurlarının oluşmadığı ve bu nedenlerle sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğine ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından temyiz isteminin reddine dair verilen ek kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
1. Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince; “Olay tarihi olan 24.07.2021 gece vakti saat 01.30 sularında mağdure …’nın … … Mahallesi … Sokak üzerinde bulunan ikamet adresine doğru yürüdüğü sırada … … Durağı’nın bulunduğu bölgede arkasından sanık …’ın yaklaşarak mağdureye ‘konuşabilir miyiz’ dediği, mağdurenin sanığa hitaben ‘seni tanımıyorum, sen kimsin, seninle ne konuşacağım’ diyerek uzaklaşmaya çalıştığı, … yolunda yürürken sanık …’ın araç sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir ticari taksiyle mağdurenin yanına tekrar geldiği, sanığın mağdureye ‘konuşabilir miyiz’ dediği, mağdurenin konuşmayacağını söylemesine rağmen sanığın mağdureyi takip etmeye devam ettiği, sanığın mağdurenin kolundan tutarak
‘konuşacağız’ dediği, mağdurenin olay yerinden uzaklaşmaya çalışmasına rağmen sanığın mağdurenin her iki kolundan tutarak ‘konuşacağız’ dediği, mağdurenin kurtulmaya çalıştığı ancak sanığın mağdureye sarılmaya çalışarak olay yerinden ayrılmasını engellediği, bunun üzerine mağdurenin sanığa tekme atarak sanıktan kurtulup kaçmaya başladığı, bu sırada mağdurenin 155 Polis İmdat hattını aradığı ancak sanığın elinden telefonu zorla aldığı, mağdurenin kendisine ait telefonu sanıktan istemesine rağmen sanığın ‘yok konuşacağız’ dediği, bu sırada mağdurenin bağırarak konuştuğu için plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın yanına yaklaştığı, bu araca binerek olay yerinden uzaklaşmaya başladığı, ancak bu araç sürücüsünü de tanımadığı için mağdurenin korkarak son olay yerinin yakınlarında indiği, mağdurenin evine doğru yaklaştığında sanığın tekrar ağaç arkasından çıkarak mağdurenin üzerine doğru geldiği, mağdurenin messenger üzerinden tanık … …’ı aradığı ve bu şahsın yaşananlara tanık olması için telefonunu arka cebine koyduğu, sanığın mağdureyi parmaklarından tutarak ağaca doğru yasladığı, kalçasını ellediği, göğüs bölgesine dokunduğu, boynunu öpmeye başladığı, sanığın bu sırada mağdurenin parmaklarından tutarak direncini kırdığı, tek eliyle de mağdurenin ağzını kapattığı, sanığın mağdurenin pantolonunun düğmelerini açıp pantolonunu sıyırmaya çalıştığı, ayrıca kendi şortunu da indirdiği, sanığın bu sırada mağdureye hitaben ‘ya bana 30 dakikanı vereceksin ya da diğer yüzümü göreceksin’ şeklinde mağdurenin direncini kırmak için tehdit içeren söz sarf ettiği, sanık ile mağdurenin yerde bir süre sürüklendikleri, bu sırada tanık … …’ın olay yerine geldiği, sanığın tanık … …’ı görmesi üzerine eylemini sonlandırıp olay yerinden kaçarak uzaklaştığı” biçiminde olayların gerçekleştiği kabulü yapılmış,
2. Yine Mahkemece mağdure …’nın alınan doktor raporuna göre, sağ dizinde 1 cm’lik sıyrık, sol el başparmağında 0.5 cm’lik sıyrık olduğu, elinin atele alındığı şeklinde basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının anlaşılması, mağdurenin aşamalarda olayı aynı kronolojik sürece bağlı ve ayrıntılı olarak anlatması, sanık ile mağdurenin birbirini tanımaması ve mağdurenin sanığa suç isnadında bulunmasını gerektirir her hangi bir husumetin bulunmayışı, ayrıca olayla ilgili olarak olay yerini gösteren kamera görüntülerinin temin edilerek çözümlemesinin yapılması ve kamera görüntüleri ile tanıklar … ve … …’ın beyanlarının mağdurenin beyanlarını doğrular mahiyette olması, sanığın da olay günü ve saatinde mağdure ile karşılaştığını doğrulaması karşısında mağdurenin beyanlarına itibar edilerek oluşun bir önceki paragrafta anlatıldığı şekilde vuku bulduğu kanaatine varılarak sanığın suç ve cezadan kurtulma amacına yönelik savunmalarına itibar edilmediği gerekçesine binaen sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yukarıda “HUKUKİ SÜREÇ” başlığı altında yazıldığı şekilde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebiyle İlgili Verilen Ek Kararın Temyiz İncelenmesınde
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para
cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılanın soruşturma ve kovuşturma evrelerinde, olay sırasında kendisini ağaca yaslayan sanığın kalçalarına ve göğüslerine dokunup boynundan öptüğü sırada çıkan arbedede yere düştüklerini ve yerdeyken sanığın her ikisinin pantolon fermuarlarını çözdüğü esnada olay yerine tanıklar … ile arkadaşı … …’ın gelmesi üzerine sanığın olay yerinden savuştuğunu beyan etmesi, olay yerine ilk ulaşan tanık …’in ise mahkemece çelişkileri giderilen beyanında kendisinin olay yerine gittiğinde yerde boğuşur vaziyette bulunan katılan ve sanığın kıyafetlerini açılmış vaziyette görmediğini ve kendisini gören sanığın hemen yerden kalkarak oradan savuştuğunu belirtip tanık … …’ın da aynı doğrultuda ifade vermesi karşısında sanığın, mağdureye yönelik ayakta ve yerde bulundukları sırada kalçalarına ve göğüslerine dokunup boyun kısmından öpmesi şeklindeki cinsel saldırı eyleminin nitelikli boyuta vardığına ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından mevcut haliyle eylem 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan cinsel saldırı kabul edildikten sonra aynı Kanun’un 61 inci maddesinde belirtilen suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman ile kastının ağırlığı da göz önüne alınıp cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hakkaniyet ve orantılılık koşulu da nazara alınarak sanık hakkında alt sınırdan makul bir miktar uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten mahkumiyet kararı verilmesi karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine, yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi hususu hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle Tebliğname’de onama isteyen görüşe iştirak edilmemeştir.
V. KARAR
A. Ek Karar Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/1313 Esas, 2022/1483 Karar sayılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine dair ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ek karara karşı temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B. Asıl Karar Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafilerinin nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemleri yerinde görüldüğünden buna ilişkin Samsun Bölge Adliye
Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/1313 Esas, 2022/1483 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.