YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1411
KARAR NO : 2023/2032
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.08.2022 tarihli ve 2022/119 Esas, 2022/367 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/1859 Esas, 2022/1556 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdure beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğuna, tanık beyanlarının mağdure beyanlarını desteklemediğine, olayın intikalinin geç olduğuna ve dosya kapsamına göre müvekkilinin cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığına ilişkindir.
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığa temel cezanın alt sınırdan uygulanamayacağına, takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece “Olay tarihinde sanık … ******* ve mağdur … *********’ın olay tarihinden önce sevgili oldukları, mağdurun cep telefonunda bulunan ve şüphelinin kullandığı 0544923**** , ‘…’ olarak kayıtlı numara ile yapmış olduğu ‘of karnım ağrıyo, aşkım şansına küs olmadım ama olabilirim, yapcak bişi yok aşkım, aslınad bu ay oldumi olmam büyük ihtimal’ içerikli mesaj kayıtlarına, şüphelinin ‘aman ha yarın gelcem, yapmaaa olmadın mı aşkim, olmasın aşkım olmasın’ şeklinde cevap verdiği, bu kayıtların mağdurun yengesi olan … ********* isimli şahıs tarafından fark edilmesi ve adet kanaması ile ilgili mesajlar olduğunun anlaşılması üzerine mağdur … *********’ın yengesine, sanık … ******* ile cinsel ilişkiye girdiğini anlattığı iddiası ile sanık hakkında kamu davası açılmış olup; sanığın mahkememiz celsesinde alınan savunmasında; …’yi yaklaşık 1 yıldır tanıdığını, …’nin hangi okula gittiğini bilmediğini ve yaşını 17 olarak bildiğini, … ile buluştuklarında kafeye gidip oturduklarını, cinsel ilişkiye girmediklerini, polisteki ifadesinin doğru olmadığını, o gün alkollü olduğunu, ifadesini okumadan imzaladığını, …’nin yanağından öptüğünü, elini tuttuğunu, mesajların amacının cinsel ilişkiye girmek için çağırmak değil, buluşmak için çağırmak olduğunu beyan etmiştir.
Mağdure’nin psikolog bilirkişi vasıtası ile alınan beyanında; Kemalettin ile cinsel ilişkiye girmediğini, ailesinin kendisine baskı yaptığını, öncesinde ve sonrasında kimseyle cinsel birliktelik yaşamadığını, sanıkla 2 sene önce mahallede arkadaş ortamında tanıştığını, sanığın kendisinin 13 yaşında olduğunu ve hangi okula gittiğini bildiğini, sanık ile çok fazla kez buluştuklarını, mesajlaşmaların cinsel ilişkiye girme için olmadığını, tam da hatırlamadığını beyan ettiği görülmektedir.
08/02/2022 tanzim tarihli Cinsel Saldırı Muayene Raporu incelendiğinde; hymen bütünlüğünün bozulmuş olduğunu, hymende saptanan lezyonların muayene tarihinden geriye dönük on gün veya daha öncesi bir tarihte oluşmasının mümkün olduğu belirtilmiştir.
Mağdur hakkında Adli Görüşmeci tarafından tanzim edilen 24/05/2022 tarihli Adli Görüşme ve Değerlendirme Raporunda; … *********’ın anlama, kavrama ve kendisini ifade etme hususlarında normal sınırlar içerisinde olduğunun söylenebileceği, kendisini açık bir şekilde ifade edebildiği;kendisine yöneltilen bazı sorulara cevap vermediği ve sessiz kaldığı, bu konuda direnç gösterdiği, zaman zaman duygulanmanın arttığı ve göz yaşı döktüğü, ifade ve söylemleri dikkate alındığında sanık ile duygusal bağı sürdüğü bilgisinin alındığı kanaatine varıldığı, ayrıca mağdura danışmanlık tedbirinin faydalı olacağının belirtildiği görülmektedir.
İddia, sanık savunması, mağdur ve katılan beyanları, tanık anlatımları, araştırma tutanakları, müzekkere yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mağdurun maruz kaldığı cinsel eylemleri makul sayılacak sürede yengesi tanık … *********’a anlatması ile olayın açığa çıktığı,mağdurun Çocuk İzlem Merkezi’nde 08/02/2022 tarihli ifadesinde hayatın olağan akışına uygun, ayrıntılı ve eylemleri detaylandıran samimi anlatımlarda bulunduğu; sanığın imzasını içerir müdafii huzurunda alınan 09/02/2022 tarihli ifadesi ile tutarlılık arzettiği; sanığın mahkememiz aşamasında cezadan kurtulmaya yönelik savunmada bulunduğu ve ifadeleri arasındaki tutarsızlığı somut bir zeminde açıklayamadığı; sanığın mağdurenin yaşını 17 olarak bildiğine yönelik beyanının ise; olay öncesinde çok sayıda yüz yüze görüşmelerinin olması, mağdurun sanığın hangi okula gittiğini ve 13 yaşında olduğunu bildiğini beyan ettiği, bu bağlamda kovuşturma aşamasında sanığın mağdurun yaşını 17 olarak bildiğine yönelik savunma içeriği suçtan kurtulmaya veya daha az ceza almasını sağlamaya yönelik beyanlar olduğu ve hayatın oluğun akışında kabul görmeyeceği kanaatine varılmıştır.
Mağdurenin 24/05/2022 tarihli Adli Görüşme ve Değerlendirme Raporunda da belirtildiği üzere duygusal bağı devam eden sanığı cezadan kurtarmaya yönelik çelişkili beyanda bulunduğu; mahkememizin sanık ile sorduğu sorulara zapta da geçildiği üzere sessiz kalarak direnç gösterdiği; anlaşılmakla; tüm dosya kapsamı kül halinde incelendiğinde; yazılı belge ve veriler üstün tutularak sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bu kapsamda sanığın 19/02/2009 doğumlu olup suç tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdura karşı cinsel arzularını tatmin etmek amacıyla 2021 Aralık ayı ve 10/01/2022 tarihlerinde vajinal yoldan ilişkiye girdiği; eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu tüm dosya kapsamı ile sabit kabul edilerek, sanığın eylemine uyan TCK’nın 103/1-1.cümlesi takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın eylemini mağdureye karşı aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez işlemiş olduğu anlaşıldığından cezasından TCK’nın 43/1. Maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında artırım yapılmasına karar verilmiştir.Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde sabıkasız oluşu, duruşmada gözlemlenen olumlu hali lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir.
Sanığın dosya kapsamında nüfus kaydından da anlaşılacağı üzere 15 yaşından küçük olan ve hukuken geçerli … açıklamasında bulunamayacağı kabul gören mağdureyi alıkoyduğu anlaşılmakla sabit görülen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı eylemine uyan TCK 109/1 madde uyarınca suçun işleniş şekli, yeri ve zamanı, meydana gelen zarar ve netice ile kastın yoğunluğuna binaen, takdiren asgari hadden ceza tertibi yoluna gidilmiştir. ” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Olayın intikal şekli, sanığın hazırlıkta alınan savunmasındaki tevilli ikrarı, mağdure beyanları, dosyada bulunan genital muayene ve adli görüşme raporu içerikleri ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın suç tarihlerinde mağdureye yönelik organ sokma suretiyle atılı suçu işlediği kanaatine varılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/1859 Esas, 2022/1556 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.