Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/4074 E. 2023/3352 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4074
KARAR NO : 2023/3352
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

… Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/418 Esas, 2021/718 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 30.09.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.03.2023 tarihli ve 2022/26931 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay

Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/38851 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/38851 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1) Dosya kapsamına göre;
… Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2019 tarihli kararı ile her ne kadar suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlediğinden bahisle … (Kapatılan) Sulh Ceza Ceza Mahkemesinin 25.02.2014 tarihli ve 2013/149 Esas, 2014/39 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik gereğinin yapılması için ihbarda bulunulduğu, her ne kadar … (Kapatılan) Sulh Ceza Ceza Mahkemesinin 25.02.2014 tarihli kararında suça sürüklenen çocuğun 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, 5271 sayılı Kanun’un 231/8 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde 3 yıl denetim süresine tâbi tutulacağı anlaşılmakla, anılan Mahkemenin 25.02.2014 tarihli kararının 19.09.2014 tarihinde kesinleştiği ve 3 yıllık denetim süresinin 19.09.2017 tarihinde dolduğu, ihbarda bulunan … Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/206 Esas, 2019/215 sayılı kararına konu ikinci suçun ise 07.03.2018 tarihinde işlendiği gözönüne alındığında, 3 yıllık denetim süresi dolduktan sonra ikinci suçun işlendiği ve hükmün açıklanma şartlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Kabule göre de;
02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendinde yer alan ‘Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlar.’ şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun uzlaşma kapsamında kaldığı cihetle, 5271 sayılı Kanun’un 254. maddesine göre dosyanın öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir. ”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231 … maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan sekizinci fıkrasının birinci cümlesi ve on birinci fıkrasının birinci cümlesi;
“(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. …

(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. …”

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun, “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 23 üncü maddesinin birinci fıkrası;
“(Değişik: 6/12/2006-5560/40 md.) (1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır.”
Şeklinde düzenlenmiştir.

Denetim süresi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen suça sürüklenen çocuk, bu karar usûlüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra üç yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve tabi tutulduğu denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi hâlinde hüküm açıklanacaktır.

2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19.09.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği ihbar olunan … Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2019 tarihli ve 2018/206 Esas, 2019/215 Karar sayılı kararına konu suçun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşip üç yıllık denetim süresi geçtikten sonra 07.03.2018 tarihinde işlenmiş olduğu belirlenmiştir.

3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi geçtikten sonra işlenmiş olan suç nedeniyle hükmün açıklanamayacağı dikkate alınmadan hükümlünün tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine dosyanın ele alınarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

4. Bununla birlikte, 5271 sayılı Kanun’un, Uzlaştırma başlıklı 253 üncü maddesinin birinci fıkrasında, aynı fıkrasının (a) bendinde ve aynı maddenin aynı fıkrasının (c) bendinde yer verilen;
“(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar,
b) …,
c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar.

Şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaştırma kurumunun, şikâyet şartına bağlı suçlar yönünden uygulanabileceği ön koşul olarak belirlenmiştir. Aynı hükmün (b) bendinde şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın 5237 sayılı Kanun’da yer alan bazı suçlar yönünden de uzlaştırma hükümlerinin uygulanması öngörülmüş ve aynı hükmün (c) bendinde suça sürüklenen çocuklar bakımından özel bir düzenlenme yapılmıştır.

Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; suç tarihinde 15-18 yaş grubunda yer alan hükümlünün yargılama konusu eylemini, 5237 sayılı Kanun’un, “Tanımlar” başlıklı 6 ncı

maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin dördüncü cümlesinde yer alan; “Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,” kapsamında silahtan sayılan bir cisim ile gerçekleştirdiği, hükümlünün eylemi neticesinde katılanın adlî muayene raporunun içeriğine göre basit bit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı ve bu nedenle eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında kaldığı, bu itibarla suç tarihinden sonra yapılan mevzuat değişikliği nedeniyle uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği de belirlenmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/418 Esas, 2021/718 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2023 tarihinde karar verildi.