Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/4045 E. 2023/1714 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4045
KARAR NO : 2023/1714
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2014 tarihli, 2013/95 Esas, 2014/315 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın hukuka aykırı eylemlerinin sabit olmasına, mağdure lehine deliller toplanmadan eksik araştırma ile karar verilmesine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın kendisini istemeyen mağdure ile evlenebilmek için aynı kasıt altında birden fazla kez mağdureye karşı nitelikli cinsel istismarda bulunduğu, iki ayrı zamanda alıkoyduğu iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açılmıştır.

2. Mahkemece, 1996 doğumlu olan mağdurenin 17.03.2013 tarihinde sanığın kendisine ikinci kez cinsel istismarda bulunduğunu iddia ederek şikayetçi olduğu, hazırlıkta bu tarihten iki ay kadar önce sanığın kendisini konuşmak için çağırdığını, dışarıya çıkıp onunla birlikte yürüdüklerini ve rızası dışında boş bir arazide kendisine cinsel istismarda bulunduğunu iddia ettiği ancak Mahkemelerinde alınan ifadesinde 17.03.2013 tarihinden bir ay kadar önce ilk olayın meydana geldiğini beyan ettiği, beyanları arasında olayın sübutu konusunda çelişkilere düştüğü, sanığın 17.03.2013 tarihinden bir ya da iki ay önce kendisine tecavüz ettiğini iddia ettiği olaydan iddia olunan ikinci olay olana kadar hiç kimseye bahsetmediği gibi, iddia olunan ikinci olayda sanığın konuşma talebini kabul ederek sanıkla birlikte gittiği ve yine boş bir araziye sanıkla giderek onunla konuştuğu, bu duruma göre mağdurenin anlatımlarında sanığın mağdureye karşı zor kullandığının kabulünün mümkün olmadığı, sanığın mağdure ile hem suç tarihinde ve onun öncesinde görüştüklerini, kendi rızasıyla biraraya geldiklerini, öpüşme ve sevişme şeklinde ilişkilerinin olduğunu, ancak kesinlikle vücuda organ sokmak suretiyle bir cinsel ilişki yaşamadıklarını, yaşadıkları bütün ilişkiyi mağdurenin rızasıyla yaptıklarını savunduğu, mağdure ve sanığı birlikte gören tanık beyanlarının da sanığın savunmasını destekler nitelikte olduğu, sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre üzerine yüklenen mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cebir tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğine dair cezalandırılmasını haklı gösterecek yeterlilikte ve inandırıcılıkta, mağdurenin çelişkili ve soyut iddialarından başka somut bir delilin bulunmadığı kanaatiyle sanığın atılı her iki suçtan beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve süresi, katılan mağdurenin beyanları, sanığın savunması, tanık anlatımları, iletişimin tespiti kayıtları, cep telefonu inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2014 tarihli, 2013/95 Esas, 2014/315 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden

katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2023 tarihinde karar verildi.