YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3847
KARAR NO : 2023/5351
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
TEMYİZ EDENLER : Sanık … ve sanıklar müdafileri
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı
Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2013 tarihli ve 2013/237 Esas, 2013/358 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve sanık … hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2013 tarihli ve 2013/237 Esas, 2013/358 Karar sayılı kararının, sanıklar …n ve Hakkı müdafileri, sanıklar Samet ve Yaşar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 18.11.2019 tarihli ve 2016/1677 Esas, 2019/6288 Karar sayılı kararı ile;
“Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarih, 2014/462 esas, 2015/135 karar ve 2014/848 esas, 2015/136 karar sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; gizli soruşturmacı tarafından sanıklardan birden fazla kez uyuşturucu madde satın alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir “alım-satım” söz konusu olmadığı gözetilmeden atılı suçun zincirleme olarak işlendiği kabul edilerek, sanıkların cezalarının TCK’nın 43. maddesi ile artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2-) Gerekçeli karar başlığına, suç tarihlerinin Sanık … yönünden; “09.01.2013, 11.02.2013”, sanık … yönünden; “05.02.2013, 13.02.2013, 21.03.2013”, sanık … yönünden; “05.02.2013, 09.02.2013”, sanık … yönünen “13.02.2013” olarak yazılması yerine sanık ayrımı yapılmaksızın “11.02.2013” olarak yazılması,
3-) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4-) … Kriminal Polis Laboratuvarı’nca suç konusu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunelerin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5-) Sanık …’in adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğün 28.02.2013 tarihinde kesinleştiği, suç tarihinden sonra kesinleşen söz konusu hükmün tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,…”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2020/26 Esas, 2020/216 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay 4 gün hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz isteği özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına,
3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.
B. Sanık … ve müdafiinin temyiz isteği özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz isteği özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına,
3. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
4. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olarak karar verildiğine,
İlişkindir.
D. Sanık … müdafiinin temyiz isteği özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Hukuka aykırı delile dayanılarak mahkûmiyet kararı verildiğine,
3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel mahkemece, gizli soruşturmacılara esrar sattıkları gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar…ve …n hakkında kurulan hükümler yönünden:
… Kriminal Polis Laboratuvarınca suç konusu uyuşturucu maddelerden alınan şahit numuneler hakkında mahkemesince her zaman müsadere hususunda karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden:
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 04.10.2020 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar…ve …n hakkında kurulan hükümler yönünden:
Gerekçe bölümünde (A) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2020 tarihli ve 2020/26 Esas, 2020/216 Karar sayılı kararında sanık … ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden:
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2020 tarihli ve 2020/26 Esas, 2020/216 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2021 tarihinde karar verildi.