Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/1092 E. 2023/3406 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1092
KARAR NO : 2023/3406
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, gerekçeli karar hüküm yokluğunda verilen sanık adına Buca Kapalı Cezaevi adres gösterilerek tebliğe çıkarılıp söz konusu adrese İzmir 4 Nolu Kapalı İnfaz Kurumu adresi şerh düşüldükten sonra 16.04.2013 tarihinde “Tebliğ evrakı serbestçe girilemeyen yerlerde yetkili memur L.Ö. teslim edildi.” şerhiyle memura tebliğ edilmiş ise de, bu şekildeki tebliğ işlemi 5271 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olduğu gibi, hükmün verildiği tarihte sanığın İzmir 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunması nedeniyle, Mahkemece sanığın başvurabileceği kanun yollarının bildiriminde 5271 sayılı Kanun’un 263 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca “cezaevinde bulunan sanığın ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğinin” de yazılması gerekirken bu açıklamanın yapılmaması nedeniyle söz konusu tebliğ işlemi usulsüz olduğundan, sanığın temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2013 tarihli ve 2012/129 Esas, 2013/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, atılı suçu işlemediğine ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, cezaevinde bulunduğu sırada yokluğunda karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanığın www.sahibinden.com isimli sitede verdiği ilan üzerine katılanın sanık ile irtibat kurarak 2.000,00 TL karşılığında 3 adet LCD televizyon almak için anlaştıkları ve katılanın bu ücreti sanığın bildirdiği İ.Bankası Yalova Şubesinde bulunan 34…83 nolu hesaba havale ettiği, sanığın gönderilen parayı Uşak Adliye ATM’sinden çektiği ancak katılana teslim etmesi gereken 3 adet LCD televizyonu teslim etmediği, katılanın şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sırasında sanığın aynı siteden kendisi ile irtibata geçen başka kişileri de dolandırdığının anlaşıldığı, bu şekilde sanığın bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinden cezalandırılmasına, sanığın planlı, organizeli, her şeyi düşünmüş bir şekilde eylemini gerçekleştirdiği, dosyaya yansıyan şikayetler ve uyap kayıtlarından da bu suçu işlemeyi alışkanlık haline getirdiğinin anlaşılması, olayla açıklığa kavuşan olumsuz sosyal kişiliği, dosyaya yansıyan olumlu bir davranışın, suçtan pişmanlığın vb. bir belge, bilgi saptanamadığından hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesindeki takdiri indirimin uygulanmamasına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevilli olarak ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, bankanın cevabi yazıları, katılanın beyanı ve sanığın adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1. Sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin temyiz isteği yönünden; sanığın sorgusunda duruşmadan vareste tutulmayı talep etmesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2013 tarihli ve 2012/129 Esas, 2013/71 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.