YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37272
KARAR NO : 2023/3486
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2014 tarihli ve 2014/153 Esas, 2014/459 Karar sayısı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği sabit görülmediğinden beraatine karar verilmiştir.
2. Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2014 tarihli ve 2014/153 Esas, 2014/459 Karar sayılı ilamının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.12.2019 tarihli ve 2017/29432 Esas, 2019/14223 Karar sayılı kararı ile “sübut bulan eyleminin, 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına alınan ve TCK’nın 155/2.maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın değişik zamanlarda menfaat temin ettiğinin tespiti halinde hakkında TCK’nın 43/1 maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin de uygulanması gerekeceği dikkate alınarak, atılı suçtan sanığın mahkumiyeti yerine, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde beraatine hükmedildiği” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli ve 2020/19 Esas, 2021/478 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 2.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl denetim süresinin belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafii temyizi; müvekkili hakkında üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun oluşmadığı, tek delil olarak ileri sürülen itirafname belgesinin olduğu bunun da müvekkilinin … hür iradesine dayanmadığı, hukuka, usule ve yasaya aykırı mahkumiyet kararının bozulmasına,
2. Katılan vekili temyizi; sanık hakkında verilen cezanın yetersiz olduğu, alt sınırdan uzaklaşarak arttırılması nedeniyle kararının bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın sahibi olduğu … isimli iş yerinde 26.01.2011 – 10.11.2011 tarihleri arasında çalışmaya başlayan sanığın iş yerinde satışını gerçekleştirdiği gözlük, lens ve gözlük camları gibi ürünlerin satışına rağmen karşılığı olan ve müşterilerden tahsil ettiği bedelleri iş yerine teslim etmeyip kendisine haksız menfaat temin ettiği iddiasıyla sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmasında ; müştekiye ait iş yerinde 2011 yılında işçi olarak çalıştığını, hakkındaki suçlamaların doğru olmadığını, müştekinin ibraz ettiği itirafname şeklindeki belgeyi müştekinin baskısı ile yazıp imzaladığını, ayrıca bono imzaladığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan; zararının giderilmediğini, sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmiştir.
4. Tanıklar N.E. ve H.S.’nin alınan beyanlarında, katılanın iddiasını doğrulayarak sanığın kendilerine atılı suçu işlediğini itiraf ettiğini beyan etmiştir.
5. Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
6. Mahkemece yapılan yargılamada yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek sanık hakkında temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Dosya içerisinde mevcut bulunan sanık savunması, katılanın beyanları, sanığın imzasının bulunduğu itirafname, itirafnamede imzası bulunan tanıkların beyanları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli ve 2020/19 Esas, 2021/478 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.