Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/1175 E. 2023/4622 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1175
KARAR NO : 2023/4622
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 31.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve cinsel taciz suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cinsel taciz suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tehdit suçundan beraatine dair karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı kararın sanık aleyhine bozulması gerektiğine, eylem sübuta ermesine rağmen tehdit suçundan beraat kararı verilmesinin yerinde olmadığına, cinsel taciz ve hürriyeti tahdit suçundan alt sınırdan ceza tayin edilmesinin ve takdiri indirim uygulanmasının doğru olmadığına, re’sen gözetilecek nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz isteği; atılı suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçlamanın, mağdurenin soyut beyanlarından ibaret olduğuna, sanık ile mağdure arasında daha önce varolan ilişkiyi canlandırmak amacıyla sanığın mağdure ile görüşmeye gittiğine, suç işleme kastı olmadığına, alt sınırdan fazlasıyla uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine, sanığın lehine olan deliller nazara alınmadan karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, re’sen gözönüne alınacak nedenlerle sanık aleyhine verilen hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın, yaşı küçük mağdureye 3-4 aylık zaman diliminde değişik tarihlerde “…seni istiyorum, seni seviyorum, senin okulunu bitireceğim, seni kaçıracağım, benim olacaksın…” şeklinde sözler söyleyerek ısrarla rahatsız etmek suretiyle cinsel taciz ve tehdit suçlarını işlediği ve olay günü okuldan çıkıp köylü garajında servis bekleyen mağdurenin yanına gelerek kolundan tutup çekiştirerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüste bulunduğu iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmü yönünden yapılan inceleme,
Dosya kapsamı, sanığın savunmaları, katılan anlatımları, tanık beyanları ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin, eylem sübuta ermesine rağmen tehdit suçundan beraat kararı verilemeyeceğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan inceleme,
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;
1. Dava dosyası içeriği, mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, tanık anlatımları ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın değişik zamanlarda yaşı küçük mağdureyi rahatsız ettiği ve cinsel içerikli sözler söylemek suretiyle cinsel yönden taciz ettiği olayda sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin gerekçesi isabetli bulunmakla, sanık müdafiinin, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçlamanın, mağdurenin soyut beyanlarından ibaret olduğuna, suç işleme kastı olmadığına, sanığın lehine olan deliller nazara alınmadan karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle temel hapis cezasında teşdit uygulandığı ve lehe hükümlerin uygulanmama nedenlerinin tartışıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmadığına ve alt sınırdan fazlasıyla uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden;
1. Cezanın sanığın geleceği üzerinde olası etkileri göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık hakkında temel ceza tayin edilirken teşdit uygulandığından katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan inceleme;
1. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşması için fail tarafından, katılanın bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakılması gereklidir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma süresinin kısa veya uzun olmasının suça etkisi yoktur. Mağdurun bir yere gitmek veya bir yerde kalmak serbestisi ortadan kaldırıldığında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşur.
Teşebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için de sanığın işlemeyi kastettiği suçla ilgili icra hareketlerine doğrudan doğruya başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle hareketlerini tamamlayamaması zorunludur.
Dosya kapsamı, mağdurenin aşamalardaki beyanlarına göre, sanığın, köylü garajında mağdurenin yanına giderek onunla konuşmak istediği, mağdurenin sanığı dinlemediği ve yanından uzaklaştığı, sanığın bu sırada mağdurenin kolundan tutup kendisine doğru çekiştirdiği, mağdurenin korkup bağırdığı, bunun üzerine sanığın uzaklaştığı olayda, sanığın mağdurenin kolunu bir anlık tutması, mağdurenin korkup bağırması üzerine bırakmasının 5237 sayılı Kanun’ un 109 uncu maddesinde tanımlanan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, mağdure ile konuşma amaçlı gerçekleştirilen kısa süreli tutup bırakma eyleminin hürriyeti tahdit kastı ile gerçekleştirildiğinin sabit olmadığı nazara alınarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule ve uygulamaya göre de;
2. Eylem cinsel amaçla işlendiği halde 5237 sayılı Kanun’ un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uygulanmayarak eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmü yönünden,
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2015/234 Esas, 2015/639 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2015/234 Esas, 2015/639 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2015/234 Esas, 2015/639 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde karar verildi.