Emsal Mahkeme Kararı Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/398 E. 2019/309 K. 02.05.2019 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/398 Esas – 2019/309
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2018/398 Esas
KARAR NO : 2019/309

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :

DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2017
KARAR TARİHİ : 02/05/2019
K. YAZIM TARİHİ: 24/05/2019

Yukarıda tarafları yazılı davanın Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili Ankara …. Tüketici Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 63 yaşında ve okuma yazma bilmeyen bir ev hanımı olduğunu, müvekkilinin davalı bankaya hiçbir borcu bulunmadığını, …’ın kullanmış olduğu krediye kefil olduğunu, asıl borçlunun borcunu ödememesi üzerine müvekkilinin davalı bankaca arandığını, ipotekli evinin satılacağı endişesi ile asıl borçluya ait kredi borcunun tamamının müvekkili tarafından ödenerek kapatıldığını, yapılan ödeme sonrasında taşınmaz üzendeki ipoteğin fekki için müvekkilinin davalı bankaya başvurduğunu ancak banka çalışanları tarafından müvekkilinin oyalandığını, borcun kapatılmasına rağmen müvekkiline ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmadığını, Ankara …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, Ankara …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyadan ve adına kayıtlı taşınma üzerindeki ipotek nedeniyle herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve ipoteğin fekkine karar verilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli alacak talebi nedeniyle takip tutarının % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle usule ilişkin itirazlarının bulunduğunu, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, esasa ilişkin ise, davanın hukuki dayanağının olmadığını, davacının kendi isteği ve rızası ile tapuda müvekkili banka lehine 195.000,00 TL’lik ipotek tesis ettirdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :Ankara …. İcra Müdürlüğünün … ve … esas sayılı takip dosyası, kredi sözleşmeleri, ipotek belgesi, resmi senet, ödeme makbuzları, tapu kayıtları, 05/12/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :Dava, ipoteğin kaldırılması ve menfi tespit talebine ilişkindir.
Ankara …. Tüketici Mahkemesine açılan davada, 02/05/2017 tarih … E-K sayılı ilam ile davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu belirtilerek verilen görevsizlik kararının davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosyanın Ankara BAM’a gönderildiği, Ankara BAM …. Hukuk Dairesinin … E-K sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, gönderilen dosyanın Ankara …. Asliye Ticaret Mahkemesinin … esas numarasına kaydedildiği, Ankara … Asliye Ticaret Mahkemesince “davanın taşınmazın aynına ilişkin olduğu ve bu nedenle HMK’nun 12. maddesi gereği taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, dava konusu taşınmazın … İlçesi bulunduğu ve Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmaya yetkili olduğu, HMK 12. maddesinde düzenlenen yetkinin kesin yetki ve dolayısıyla dava şartı olduğu” gerekçe gösterilerek 26/02/2018 tarih … esas 2018/119 karar sayılı ilamıyla davanın usulden reddine karar verilmiş, gönderilen dosya mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilmiştir.
İpotek bedeli üzerinden hesaplanan nispi peşin karar ve ilam harcı ikmal ettirilmiştir.
Ankara …. İcra Müdürlüğünün … ve … esas sayılı takip dosyaları ile dava konusu taşınmazın takyidatlarını gösterir tapu kaydı ve akit tablosunun dosyaya kazandırıldığı görülmüştür.
Taraf delillerinin toplanmasını müteakip dava dosyası ve ekleri bankacı ve nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek 05/12/2018 tarihli bilirkişi raporunun düzenlenip dosyaya sunumu sağlanmıştır. Raporda özetle, ipotek borçlusu davacının rehin açığı belgesine konu Ankara …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyasıyla yapılan takipte borçlu, kefil ya da ipotek borçlusu sıfatıyla taraf olmadığı, davalı banka tarafından Ankara …. İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyasıyla bahse konu belgeyi dayanak göstererek davacı aleyhine yapılan takibin 6098 sayılı TBK’nun 21 maddesinde düzenlenen genel işlem koşullarına aykırı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce iddia, savunma, benimsenen 05/12/2018 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir:
Dava dışı … ile davalı … Şubesi arasında 04/02/2015 tarihli 150.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, kredi sözleşmesinin teminatı olarak davacı … tarafından maliki olduğu Ankara İli, … İlçesi, … Mahallesi … ada 5 parselde kayıtlı taşınmaz üzerine 04/02/2015 tarihinde davalı banka lehine 1. derecede ve 195.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği görülmüştür.
04/02/2015 tarihli kredi sözleşmesine istinaden … Şubesi tarafından kullandırılan 53.000.00 TL’lik taksitli esnaf kredisi borcunun … tarafından ödenmemesi üzerine, borçlu …, kefili … ve ipotek borçlusu …’a 26.921,72 TL borcun ödenmesi talebi ile 02/10/2015 tarihli ihtarname keşide edilmiş, bunun üzerine davacı (ipotek borçlusu) 23/02/2016 ve 06/12/2016 tarihlerinde yapmış olduğu ödemelerle bu kredi borcunu kapatmıştır. Bu hususta taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava dışı … ile davalı … … Şubesi arasında 08/08/2014 tarihli 200.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeyi dava dışı …’ın 200.000,00 TL limit için müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı tespit edilmiştir.
Davacının imzasını taşıyan 04/02/2015 tarih ve … yevmiye nolu Resmi Senet (ipotek senedi) Sözleşme Şartlarının 1. maddesinde, “…. Merkez Şubeleri ile özellikle … Şubesi tarafından borçlu … namına açılmış ve açılacak bilcümle borçlu hesaplardan, her türlü krediler ile verilmiş ve verilecek teminat mektupları ve kontrgarantilerden, …. müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı ve imzalayacağı kredi sözleşmelerinden,… doğmuş ve doğacak tüm borçlarından 195.000,00 TL kadar olan miktarının teminatını teşkil etmek üzere 1. derecede, fekki alacaklı banka tarafından bildirilinceye kadar süreli ipotek tesis edilmiştir.” düzenlemesine yer verildiği, senede davacının basit bir imza attığı ve parmak bastığı görülmüştür.
08/08/2014 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklanan borca ilişkin olarak 07/10/2015 tarihinde alacaklı … tarafından borçlu … ve kefili … aleyhine Ankara …. İM’nün … esas sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte bakiye 54.559,37 TL borç için borçlu … yönünden 28/04/2016 tarihinde “Rehin Açığı Belgesi” düzenlendiği, daha sonra bu kesin rehin açığı belgesi dayanak gösterilerek Ankara …. İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyasıyla … ve … aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edilemediği, bunun üzerine yine alacaklı … tarafından Ankara …. İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyasıyla …, … (…) Yurt ve … (davacı) aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davalı bankanın dava dışı …’a 08/08/2014 tarihli kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan ve ödenmeyen kredi borcundan, 04/02/2015 tarih ve … yevmiye nolu ipotek senedinin 1. maddesindeki düzenlemeden dolayı davacının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Eldeki davada davacıya yönelik borcun kaynağının 04/02/2015 tarih ve … yevmiye nolu ipotek senedi olduğu, senedin 1. maddesinin 6098 sayılı TBK’nun 21/2 maddesine aykırı olduğu, ipotek sözleşmesi içerisinde yapılan borcun üstlenilmesi taahhüdünün, ipotek sözleşmesinin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olduğu, bu haliyle genel işlem koşulu niteliğini taşıdığı ve dolayısıyla davacının Ankara …. İcra Müdürlüğünün … esas sayılı takip dosyasına konu borçtan dolayı sorumlu tutulamayacağı, davacının, aynı zamanda gelini olan dava dışı … ile davalı … Şubesi arasında akdedilen 04/02/2015 tarihli 150.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesinin teminatı olarak maliki olduğu Ankara İli, … İlçesi, … Mahallesi … ada 5 parselde kain 10 numaralı bağımsız bölüm üzerine yine 04/02/2015 tarihinde davalı banka lehine 1. derecede ve 195.000,00 TL bedelli ipotek tesis ettiği, bu sözleşmeye istinaden …’a kullandırılan kredi borcunun da bizzat davacı tarafından gerekli ödemeler yapılarak kapatıldığı anlaşılmakla, davanın kabulüne, davacının Ankara …. İcra Müdürlüğünün … esas sayılı takip dosyasına konu alacak nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacıya ait Ankara İli … İlçesi … Mahallesi … ada 5 parselde kain 10 numaralı bağımsız bölüm üzerinde davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davacının, Ankara ….İcra Müdürlüğünün … esas sayılı takip dosyasına konu alacak nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacıya ait Ankara İli … İlçesi … Mahallesi … ada 5 parselde kain 10 numaralı bağımsız bölüm üzerinde davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 13.320,45 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.330,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.990,33 TL harç ile dava açılırken yatırılması gereken 44,40 TL başvuru harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 4,60 TL vekalet harcı, 3.330,12 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.334,72 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 1.200,00 TL bilirkişi ücreti, 281,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 1.481,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.650,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/05/2019

Katip Hakim