YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/2024
KARAR NO : 2010/213
KARAR TARİHİ : 20.01.2010
…’yı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (İSTANBUL) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09/09/2008 gün ve 225/266 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafii taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, C.Savcısının temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a)Gerekçeli karar başlığında suçun kasten öldürme yerine öldürmeye teşebbüs olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
b)Cumhuriyet Savcısının, sanık … hakkında suçu üstlenme suçundan Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması yönünde karar verilmediği gerekçesi ile yaptığı temyiz istemi, bu hususta mahkemece her zaman ihbarda bulunulması mümkün görüldüğünden inceleme dışı bırakılmıştır.
c)Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.02.2009 gün ve 2008/1-72-2009/26 sayılı ilamı uyarınca, hazır olmayan sanıklara tanınan haklardan onlar gibi müdafiilerinin de yararlanacağı gözetilerek, hazır olan sanık …’e son söz hakkı tanındıktan sonra hazır olmayan sanık … müdafiine son söz hakkı verilerek hüküm kurulmasında CMK.nun 216/3 maddesine aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
d)Sanık hakkında ruhsatsız tabanca taşıma suçu ile ilgili olarak 5237 sayılı TCK.nun 53 maddesinde öngörülen güvenlik tedbirlerine hükmedilmemiş ise de,cezanın doğal sonucu olarak infazda nazara alınması mümkün görülmüştür.
2)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın kasten öldürme ve ruhsatsız tabanca taşıma suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sabebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, sanık …’ın öldürme suçu ile ilgili olarak elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığından beraatine karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik bulunmadığından sanık … müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede eksik incelemeye, sübuta, maktulün ölmeden önce verdiği ifadesine itibar edilmemesi gerektiğine, meşru müdafaa şartlarının varlığına, Cumhuriyet Savcısının öldürme suçundan sanık …’in beraatine, sanık …’in ise cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A)Sanık … hakkında ruhsatsız tabanca taşıma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık … hakkında öldürme suçundan kurulan beraat hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B)Sanık …’ın öldürme suçu yönünden;
a-Dosya içeriğine göre; sanığın oğlu…’in 2001 yılında maktulün kızı …’yı rızasıyla kaçırıp kendisiyle evlendiği, bu olay nedeni ile sanıkla maktul arasında husumet oluştuğu, 11.04.2001 tarihinde maktulün oğlu …’in, sanığın kızı …’i maktul ve eşinin yardımı ile zorla kaçırıp ırzına geçtiği, bu olayla ilgili olarak maktul, eşi ve oğlu … hakkında dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda maktulün alıkoyma suçundan Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2006 tarih, 185-230 sayılı kararı ile 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, maktulün ayrıca 10.04.2001 tarihinde sanık …’i tehdit ettiği ve bu suçtan Şişli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2004 tarihli 1431-17414 sayılı kararı ile para cezası, 15.10.2003 tarihinde sanık …’i darp ettiği ve yaralama suçundan Şişli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2006 tarihli 625-263 sayılı kararı ile para cezasıyla cezalandırıldığı, olay günü sanığın, maktulün mahalleye geldiğini duyduğu, bir süre sonra da maktulü otomobili ile kahvehanesi önünden geçmekte olduğunu görünce, daha önce meydana gelen olayların etkisi altında kalarak, ruhsal durumun tepkisi altında maktule tabanca ile ateş ederek vurup öldürdüğü olayda; tahrik hükmünün uygulanmasına yol açan eylemlerin mutlaka olay sırasında veya olaydan hemen önce olmasının zorunlu bulunmadığı, aradan uzunca bir süre geçmesi, taraflar arasında meydana gelen olayın yargılamaya konu edilmesi ve mahkumiyetle sonuçlanıp infaz edilmesi, tahrik hükmünün uygulanmasını engellemeyeceği gözardı edilerek, sanık hakkında tahrik hükmünün uygulanması gerektiği düşünülmeksizin, olayların üzerinden uzunca bir süre geçtiği gerekçesiyle tahrik hükmünün uygulanmaması,
b-5237 sayılı TCK.nun 53 maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53 maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünceden farklı gerekçe ile BOZULMASINA, 20.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
20/01/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … ….ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii avukat…..’ın yokluğunda 21/01/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.