YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1460
KARAR NO : 2023/16844
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararıyla;
1. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 129 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca da hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 29 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca, 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca da hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, kararın katılanların soyut iddiasına dayanılarak verildiği, dosyada mevcut tarafsız tanıkların anlatımları katılanların beyanlarını doğrulamadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği mahkumiyet hükümlerinin bozularak sanığın beraat etmesi gerektiği talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanların sahil güvenliğe bağlı bot ile olay günü … açıklarında devriye görevini ifa ettikleri sırada, … isimli teknenin yanmayan seyir fenerleri nedeniyle … limanına yanaşmasını sağladıkları, daha sonra aracı ile limana gelen botun sahibi olan sanığın katılanlar …, …, …, …’ya hitaben “Siz kimsiniz benim tekneme işlem yapıyorsunuz, sizin bacınızı karınızı sinkaf ederim, siz bana işlem yapınca sokakta nasıl rahat yürüyeceksiniz.” şeklinde sözler söylediği, sanığın sahil güvenlik botuna binerek katılan …’yı iteklediği, olay yerine intikal eden polislerin yanında da katılan …’yı göğüs kısmından ittirerek katılanlara yönelik sinkaflı hakaretlerine devam ettiği, sanığın savunması, katılanların beyanı, tanıkların anlatımı ve tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alınarak Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanların aşamalardaki tutarlı beyanları, bu beyanlarla uyum gösteren tutanak tanıkları … ve …’nın anlatımları, tutanaklar ve bilirkişi raporu içeriği karşısında, sanığın atılı suçlardan kurtulmaya yönelik savunmaları ile arkadaşları olan tanıklar … ve …’nin beyanlarına itibar edilmediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın eylemlerini dört katılana karşı işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince arttırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemişse de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılmadığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık
görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.