Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/5849 E. 2010/1861 K. 29.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/5849
KARAR NO : 2010/1861
KARAR TARİHİ : 29.03.2010

…’u kasten öldürmekten, …’u da kasten öldürmeye teşebbüsten sanık …, işbu suçlara iştirakten sanık …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: sanık …’ın hükümlülüğüne, sanık …’ın beraatine ilişkin (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.11.2008 gün ve 118/345 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık … ve müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-a) Katılanlar … ve …’nin 10.07.2003 tarihli dilekçe ile suçu birlikte işleyen sanıklardan … hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini bildirmeleri karşısında, CMUK.nun 372 ve 765 Sayılı TCK.nun 99/2 (CMK.nun 243, 5237 Sayılı TCK.nun 73/5) maddeleri uyarınca şikayetten vazgeçme sanık …’ı da kapsayacağından katılmanın hükümsüz kalması nedeniyle katılanlar vekilinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
b) Gerekçeli karar başlığında … ve …’un katılan-sanık yerine müşteki-sanık olarak gösterilmeleri mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
c) Sanığın tabancayla mağdur …’e doğru etkili mesafeden dört el ateş ettiği ancak isabet ettiremediği bunun üzerine tabancayı olay yerinde bulunan oğlu …’a verdiği ve bıçağını çekip mağduru bıçakla bir tanesi batına nafiz olacak şekilde toplam dört bıçak darbesiyle yaralayıp, karaciğerde yaralanmaya ve hayati tehlike geçirilmesine sebebiyet verdiği olayda, öldürmeye teşebbüs suçundan 9 ila 15 yıl arasında hapis cezası öngören TCK.nun 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, üst sınıra yaklaşılarak makul bir ceza tayin edilmesi
gerektiği gözetilmeden, 12 yıl hapis cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde öldürmeye teşebbüs suçunun niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafilerinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde eksik soruşturmaya, delillerin hatalı takdir edildiğine, meşru savunmaya, 5237 Sayılı TCK.nun 27/2, 765 Sayılı TCK.nun 452. maddeleri ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, mağdur …’e yönelik eylemin yaralama niteliğinde olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanığın mağdur …’e yönelen öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanığın öldürme suçu yönünden;
a) Sanık …’nin, olay günü sokak üzerinde mağdur …’e yönelik ateş etmesi eyleminde, olay yerinde bulunan üçüncü kişileri de yaralayabileceğini veya öldürebileceğini öngörebilecek durumda olduğu, nitekim olay yerinde bulunan ve olayla ilgisi olmayan maktül …’ın sanığın atışlarından isabet alarak öldüğü olayda sanığın olası kast altında hareket ettiği ve eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu anlaşıldığı halde, maktül …’ın suç tarihinde on sekiz yaşından küçük olup çocuk sayıldığı da dikkate alınarak 765 Sayılı TCK.nun 52. maddesi delaletiyle 448, 59, 31, 33. maddeleri ile 5237 sayılı TCK.nun 82/1-e, 21/2. 62, 53. maddelerinin denetime olanak verecek biçimde uygulanması, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, lehe yasanın belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
b) Kovuşturma aşamasında 10.07.2003 tarihli dilekçe ile şikayetlerinden vazgeçen … ve … hakkındaki katılma kararı hükümsüz kaldığından, lehlerine vekalet ücreti tayin edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de incelemeye tabi hükmün CMUK.nun 321.
maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 29.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
29.03.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … …’in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat … ’nun yokluğunda 01.04.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.