YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4131
KARAR NO : 2023/1853
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi 22.01.2015 tarihli ve 2014/544 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun)
103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.01.2018 tarih, 14-2015/93442 sayılı Tebliğname görüşünde özet olarak; Hükümden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinde öngörülen hapis cezasının miktarı itibariyle davaya bakma ve delillerin tayini ile takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olacağı nazara alınıp, 5235 sayılı Kanun’un 12 ve 5271 sayılı Kanun’un 4 üncü maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, talep edildiği görülmüştür.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz isteminin; mağdure çocuğun gerçek yaşının araştırılmadığına, yaşının büyük olduğuna, şikayet bulunmadığına yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Olayın mağdurenin iç çamaşırı satan iş yerinde çalıştığı sırada, sanığın iş yerine gelerek eşine iç çamaşırı alacağını söylediği, dükkan içerisinde etrafa bakmaya başladığı ve mağdureye “cesaretimi toplayıp zor geldim yanınıza ” dediği, sanığın niyetini anlayan mağdurenin “kusura bakmayın ben sizi tanımıyorum ayrıca benim erkek arkadaşım var bu konularda beni meşgul etmeyin” dediği, sanığın bu yanıta rağmen mağdureden telefon numarasını istediği, mağdurenin telefon numarasını vermediği ancak sanığın kendi telefon numarasını kağıda yazarak mağdurenin oturduğu masaya bıraktığı, daha sonra mağdureye dışarda görüşmek istediğini adının … olduğunu ve kısa dönem asker olduğunu 40 gün sonra askerliğinin biteceğini söylediği, sonrasında sanığın erkek iç çamaşırını deneyeceğini söyleyerek dükkan içerisindeki soyunma kabinine girdiği, iç çamaşırını giydikten sonra soyunma kabininin perdesini açarak iç çamaşırını mağdureye gösterdiği, soyunma kabininden çıkan sanığın masada oturan mağdureye aldığı iç çamaşırının ücretini ödediği, akabinde mağdurenin sandalyesine yaklaşarak eğilmek suretiyle mağdurenin bedenine dokunduğu, mağdureye sarıldığı ve onu zorla öpmeye çalıştığı şeklinde gerçekleştiği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
B. Tebliğname Yönünden
Oluşa uygun kabule göre sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık düzeyinde kaldığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi 22.01.2015 tarihli ve 2014/544 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.