YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2812
KARAR NO : 2010/5754
KARAR TARİHİ : 23.08.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/85400
…’i kasten öldürmeye teşebbüsten sanık …’nin yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.09.2009 gün ve 121/317 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafi tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: adli ara verme nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 331/3 maddesi gereğince acele ve tutuklu işleri görmeye yetkili Nöbetçi Ceza Kurulunca sanık hakkında duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Duruşmalı inceleme sırasında sanık müdafi tarafından 14.07.1993 tarihli “Anksiyete Reaksiyonı” tanısı içeren Askeri Hastanede düzenlenmiş rapor fotokopisi ibraz ederek 5237 sayılı TCK.nun 32. Maddesinin şartlarının bulunduğunu belirtmesi karşısında, şüpheye yer vermemek amacıyla sanığın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek Gözlem İhtisas Dairesinde müşahade altına aldırılması suçu işlediği sırada, 5237 sayılı TCK.nun 32/1-2. Maddesi kapsamında, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini önemli derecede azaltacak şekilde bir akıl hastalığının bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan rapor aldırılması, Gözlem İhtisas Dairesinin raporu ile 4. İhtisas Kurulunun raporları arasında çelişki çıkması halinde, sanığın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek, muayenesi yapıldıktan sonra Adli Tıp Genel Kurulundan rapor aldırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekmesi nedeniyle eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Usule aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetler incelenmeksizin, öncelikle bu nedenle hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına CMUK.nun 321. Maddesi uyarınca (BOZULMASINA), Üye Hakim …’in karşı oyu ve oy çokluğu ile, sanık hakkında hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık müdafinin tahliye isteminin oybirliği ile reddine 23.08.2010 gününde karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık …’nin soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müdafi
yardımından yararlandığı, ancak gerek bu aşamalarda gerekse temyiz dilekçesi ve ek dilekçesinde sanığın akıl hastası olduğu yolunda bir savunmada bulunulmadığı gibi herhangi bir rapor ibraz edilmediği, sanığın davranışlarında mahkemece olumsuz bir yön gözlendiğine dair herhangi bir saptamaya tutanaklarda yer verilmediği, temyiz incelemesi için Yargıtay’da yapılan mürafaya ilişkin tutanakta da sanığın akıl hastası olduğuna yönelik bir savunma bulunmadığı, ancak temyiz aşamasında dosyaya ne şekilde sunulduğu belli olmayan başka bir deyişle dilekçe ekinde sunulmayan fotokopi belgeye göre sanığın askerlik yaptığı sırada 1995 yılında anksiyete bozukluğu nedeniyle bir ay süreyle hava değişikliği aldığı anlaşılmakta ise de, anksiyete bozukluğunun ceza ehliyetini ortadan kaldıran veya azaltan bir akıl hastalığı olmadığına, sanığın başka bir akıl hastalığı nedeniyle ceza ehliyetinin ortadan kalktığı veya azaldığı da iddia edilmediğine göre, dosyaya sunuluş biçimi belli olmayan, fotokopiye dayalı olarak eksik soruşturma nedeniyle hükmün bozulmasına karşıyım.
…
Muhalif Üye
23.08.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’ün huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafi Avukat … ’ın yüzüne karşı 26.08.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.