YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6051
KARAR NO : 2013/7560
KARAR TARİHİ : 09.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralamaya teşebbüs, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nun 86/2-3-e, 35/2, 62, 53/1-2-3, 63. maddeleri uyarınca 8 ay 12 gün hapis cezası,
6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK.nun 62, 52/2, 54, 63.maddeleri uyarınca 10 ay hapis, 500.TL adli para cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’nın eylemlerinin sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suçun sübutuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık …’nın, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; hapis cezasının kanuni sonucu olarak “belirli haklardan yoksun bırakılma” hükmünün uygulanması sırasında, TCK’nun 53/1-c maddesi uyarınca, “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun, sanığın sadece kendi alt soyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar süreceğine, alt soyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar devam edeceğine karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde, alt soy ayırımı yapmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verildiği görülmekle, CMUK’nun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının mahsus bölümünden TCK’nun 53.maddesinin uygulanması ile ilgili
kısmın çıkartılarak, yerine “sanık hakkında TCK’nun 53. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarıyla, üçüncü fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, re’sen de temyize tabi hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B-1) Sanık …’nın kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığın mağdurun içerisinde bulunduğu aracı gördüğünde tabanca ile ateş ettiğinin sabit olduğu, kolluğun olaya hemen müdahale ettiği de dikkate alındığında, sanığın ateş ettiği yerde bulunan 3 adet boş kovan’ın 9 mm. çapında olduğu, buna karşılık araca isabet eden 3 adet mermi çekirdeğinin 7,65 mm. çapında olduğu, araç içerisinde 2 adet 7,65 mm. patlamamış mermi bulunup bu mermiler nedeniyle mağdur hakkında da mahkumiyet kararı verildiği, ayrıca, sanığın ateş ettiği yerin mağdurun bulunduğu aracın sol tarafında kalmasına rağmen araca isabet eden mermilerin sağ kapıya isabet ettiği dikkate alındığında, araca isabet eden atışların sanık tarafından yapıldığına dair, her türlü kuşkudan arınmış, kesin deliller bulunmadığından, sanığın eyleminin TCK’nun 106/2-a maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgı ile kasten yaralamaya teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
2) Sanık hakkında hapis cezasının kanuni sonucu olarak “belirli haklardan yoksun bırakılma” hükmünün uygulanması sırasında, TCK’nun 53/1-c maddesi uyarınca, “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun, sanığın sadece kendi alt soyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar süreceğine, alt soyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar devam edeceğine karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde, alt soy ayrımı yapmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün tebliğnamedeki düşünceden farklı nedenle CMUK.nun 326. maddesi gözetilmek kaydıyla BOZULMASINA, 09/12/2013 günü oybirliği ile karar verildi.