YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8486
KARAR NO : 2023/3249
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; katılan vekilinin yüzüne karşı 14.05.2015 tarihinde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 20.07.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu belirlenmiştir.
Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre; Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2014/465 Esas, 2015/283 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; resmi belgede sahtecilik suçu yönünden mahkûmiyet kararı verilmesine rağmen mahkemece katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmediğinden kararın bozulmasına ilişkindir.
2. Sanığın temyiz isteği; suça konu senedi gayri resmi ortağı bulunduğu şirket kaşesini de kullanarak kefil sıfatıyla imzaladığına, isim ve tarih alanı boş diğer tüm alanları dolu bir şekilde teminat amaçlı … …’a verdiğine, … …’ında aradaki anlaşmaya aykırı olarak hiç tanımadığı şahıs olan …’a verdiğine ilişkin deliller değerlendirilmeden eksik inceleme ile verilen yerel mahkeme kararının bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde katılanın sanığa borç para verdiği, bunun karşılığında ise sanığın bono verdiği, bonoyu verirken de kendisini … Yapı Denetim Ltd. Şti. yetkilisi olarak gösterdiği ve bonoyu hem şirket hem de kendisi adına imzaladığı iddiasıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; eylemi kabul ettiği ve … Yapı Denetim Ltd. Şti. isimli firmanın gayri resmi sahibi olduğunu, denetim firmalarının kurulabilmesi için kişinin yalnızca bu işle ilgilenmesi gerektiğinden ve kendisinin başka işi olduğundan dolayı bu firmayı … adına tescil ettirdiklerini, borcu kabul ettiğini ve ödeyeceğini belirterek, yetkilisi olmadığı halde … Yapı Denetim Ltd. Şti. adına bono tanzim ettiğini belirterek atılı suçlamayı kabul etmiştir.
3. Mahkemece, resmi belgede sahtecilik suçu sübut bulduğundan sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan vekilinin yüzüne karşı 14.05.2015 tarihinde verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 20.07.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden:
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2014/465 Esas, 2015/283 Karar sayılı kararırına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden:
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2014/465 Esas, 2015/283 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.