YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12891
KARAR NO : 2023/2296
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 2015/3343 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/506 Esas, 2016/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
a) Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat
Kararı verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.02.2020 tarihli ve 14-2016/219154 sayılı kısmî onama, kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurenin beyanlarının tutarlı olduğuna, olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve mağdureyi rızası dışında alıkoyduğundan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması gerektiğine ve re’sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkemece alt sınırdan ceza tayin edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; iddia, savunma, doktor raporları, nüfus kayıtları ve dosyadaki diğer deliller kül olarak değerlendirildiğinde; katılan mağdurenin 2014 yılı Haziran ayında tanıştığı sanık … ile görüşmeye başladığı, zaman ile aralarında duygusal yakınlaşma olduğu, 2014 yılı Temmuz ayında katılan mağdurenin sanık ile birlikte sanığın … ikametine gittikleri, evde katılan mağdurenin rızası ile cinsel ilişki yaşadıkları, bu olaydan sonra sanık ile katılan mağdurenin sanığın aracında da 3-4 kez cinsel ilişkiye girdikleri ve olayın bu şekilde oluştuğu vicdani kanaatine varılmış, katılan mağdurenin kendisini ailesi ve çevresi nezdinde mazur göstermek için zor iddiasında bulunduğu düşünülmüştür. Tüm bu açıklamalara göre 15 yaşını bitiren katılan mağdurenin sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu anlaşılmış, sanık katılan mağdureye karşı eylemlerini farklı tarihlerde birden fazla kez gerçekleştirdiğinden aynı Kanun’un 43 üncü maddesince cezasında artırım yapılmıştır.
2. Her ne kadar sanık … hakkında katılan mağdureye karşı çocuğun zincirleme cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; katılan mağdurenin olayda rızası olduğu bu sebeple müsnet suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından ve bu haliyle yüklenen fiil kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğundan atılı suçtan sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine dair hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçenin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın kabul edilen eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup, şikayete tabi olduğu ve hükümden sonra katılan mağdurenin dosyaya sunduğu 10.11.2021 tarihli dilekçe ile mevcut şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla, aynı Kanun’un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği de sorularak hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Tebliğname Yönünden
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarına ilişkin gerekçe bölümünde yer verilen nedenlerle Tebliğnamede bozma ve onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
III. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/506 Esas, 2016/169 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/506 Esas, 2016/169 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.