Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/304 E. 2023/2626 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/304
KARAR NO : 2023/2626
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 Tarihli ve 2022/92 Esas, 2022/134 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 19.10.2022 Tarihli ve 2022/698 Esas, 2022/1299 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında atılı suçtan, 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdure ile annesi olan …nin beyanlarının soyut ve tutarsız olduğu, …nin duruşmada sanığın mağdureye yönelik eylemleri işlemediğini beyan ettiği, aleyhe bozma yokken Bölge Adliye Mahkemesi tarafından cezanın arttırılarak verildiği, tanık beyanlarına göre mağdurenin olaylardan haberdar olmadığı, … tarafından maddi çıkar sağlamak maksadıyla sanığa komplo kurulduğu, hukuki delil vasfı taşımayan kamera görüntüleri incelendiğinde mağdurenin babası olarak gördüğü sanığı öperek sarıldığının anlaşıldığı, intikalin geç gerçekleştirildiği, masumiyet karinesi ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi nazara alınarak sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığa takdiri indirim uygulanmaksızın en üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurenin anne ve babasının boşandıkları ve velayetinin annesi …de olduğu, …nin resmi nikah olmaksızın sanık ile birlikte yaşadığı, mağdurenin de iki yaşından beri sanık ile aynı evde yaşadığı, mağdurenin, annesine sanığın kendi vücuduna dokunduğunu, okşadığını ve öptüğünü anlatması üzerine …nin sanığın bulunduğu yere kamera yerleştirdiği ve kayıt yaptığı, kamera kaydına göre sanığın mağdureyi bacağının üzerine oturtup sağ eli ile mağdurenin göğüslerini okşadığı, yine mağdureyi üzerine doğru çekip onu dudaklarından defalarca öptüğü ve sarıldığı sırada mağdurenin kalçalarını okşadığı, ayrıca mağdure kucağındayken kendi cinsel organını da okşadığı, bu suretle üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği mahkemece kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olayın oluş ve gelişim sürecine göre suçun sabit olduğu kabul edilerek mağdurenin uzun zamandır sanık ile aynı evde yaşadığı, annesi ile resmi nikah olmasa bile sanığı üvey babası bildiği, bu nedenle sanığın mağdureye yönelik bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunduğundan hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinin uygulama şartlarının oluştuğu, ayrıca sanığın duruşmalarda gözlemlenen hal ve hareketleri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasında aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin kararı 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Suç tarihinin 01.01.2022 tarihi ve öncesi şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2. Sanık hakkında kurulan hükümde yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun’a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 19.10.2022 Tarihli ve 2022/698 Esas, 2022/1299 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aksaray 1. Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.