Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/9298 E. 2010/345 K. 26.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/9298
KARAR NO : 2010/345
KARAR TARİHİ : 26.01.2010

… ile …’un öldürülmeye teşebbüs suçuna azmettirmekten sanık …’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ÜSKÜDAR) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10/09/2007 gün ve 122/191 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1) Hükümden sonra sanık …’in Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu dilekçe üzerine alınan ifadesinde, açık adres ve kimlik bilgileri ile birlikte olayın faillerinin ……..,…,…ve … olduğunu beyan etmesi üzerine, Üsküdar Cumhuriyet Savcılığı tarafından, … ….,.,… ve …. hakkında soruşturma başlatıldığı anlaşılmakla; Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/21014 nolu soruşturma dosyasıyla, bu dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan, soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılması, dava açılmışsa iki dava dosyasının birleştirilmesi, karar verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın getirtilip dosya arasına konulması ve incelenmesi, delillerin birlikte değerlendirilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2) Sanığın akıl hastalığı ve cezai ehliyeti konusunda, psikiyatri uzmanı tarafından müşahade altına alınmadan verilen 13/03/2007 tarihli raporda, sanıkta “Anti sosyal kişilik bozukluğu olduğunun” belirtilmesi karşısında; sanığın, İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, Gözlem İhtisas Dairesinde müşahade altına aldırılması, suç tarihi ve şimdiki hali itibariyle, akli durumu ve cezai ehliyeti konusunda 5237 sayılı TCK.nun 32.maddesi kapsamında 4. İhtisas kurulundan rapor aldırılması, Gözlem İhtisas Dairesinin raporu ile 4.İhtisas Kurulunun raporları arasında çelişki çıkması halinde, sanık Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek, muayenesi de yapılarak rapor aldırılması vesonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenlerle kısmen resen de temyize tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (BOZULMASINA), sanığa verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, 26/01/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.