YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/6012
KARAR NO : 2010/1204
KARAR TARİHİ : 02.03.2010
…’i kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, işbu suça yardımdan sanık …, yağmaya teşebbüsten, …’yı yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, …’un atılı suçtan, …’in yağmaya teşebbüsten beraatlerine ilişkin (İSTANBUL) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12/02/2007 gün ve 108/25 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.a-)Mağdur-sanık … müdafii yasal süresi içinde verdiği süre tutum dilekçesinde hükmü sadece “sanık” sıfatıyla temyiz ettiğinden, yasal süreden sonra “şikayetçi” sıfatıyla yapmış olduğu temyiz isteminin CMK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, kasten insan öldürmeye teşebbüse azmettirme suçundan sanık …’un beraatine dair bozulması yönünde görüş bildirilen hüküm bu nedenle inceleme dışı bırakıldığından;
b-)12.02.2007 tarihli duruşma tutanağında 25151 sicil nolu üye hâkimin imzasının yeşil renkli kalemle atılmış ve silik bulunduğu anlaşıldığından;
c-)Yargılama aşamasında mağdur-sanık …’e 5271 sayılı CMK.nun 234, 237 ve 238. maddelerindeki haklarının hatırlatılmaması yasaya aykırı ise de, müdafiinin yasal sürede verdiği süre tutum dilekçesi ile hükmü “sanık” sıfatıyla temyiz ettiğinden;
Tebliğnamedeki bu yönlere ilişen bozma düşünceleri benimsenmemiştir.
2-)Sanık …’in kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına dair kurulan hüküm yönünden; sanığın, tabanca ile ateş etmesi üzerine sağ lomber posterior bölgeden isabetle karaciğer, safra kesesi ve böbrek yaralanmaları sonucu mağdur …’in hayati tehlike geçirmesine neden olduğu olayda; teşebbüs nedeniyle 9-15 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zararın ağırlığına göre üst sınıra yakın bir ceza yerine, hiç isabet bulunmaması halinde uygulanılabilecek şekilde 9 yıl hapis cezasına hükmedilerek yazılı şekilde eksik ceza tayini yasaya aykırı ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3.a-) Sanık … hakkında kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip,sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin tahrikin derecesine ve verilen cezanın ertelenmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm fıkrasının ilgili bölümüne eklenmesine karar verilmek suretiyle, CMUK 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN vesair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
b-)Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık … hakkında silahla kasten yaralama, yağmaya teşebbüs ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin, hükümlerin değişik gerekçe ile tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 02.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.