YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1717
KARAR NO : 2023/3085
KARAR TARİHİ : 24.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/89 E., 2021/3163 K.
DAVALILAR : 1- … Maden İşl. Genel Müdürlüğü
vekili Avukat …
2-… Otobüs İşletmeciliği İnşaat Madencilik
Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
DAVA TARİHİ : 04.12.2017
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/676 E., 2019/230 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminata ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; fazlaya ilişkin her türlü hakkın saklı kalması kaydıyla, şimdilik, 100.000 TL maddi tazminat ile 145.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesi ile davacının diğer davalı şirket işçisi olduğunu, davacının kendi kusuruyla iş kazası geçirdiğini, kazanın oluşumunda işverenin herhangi bir kusuru olmadığını, talep edilen manevi tazminatın zenginleşme amacına hizmet edecek kadar yüksek olduğunu beyan ederek davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” Davanın kısmen kabulü ile, 88.060,15 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın 27.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … Maden İşletmeleri ve … Otobüs İşl. Tic. Ltd. Şti’nden müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine
Alınması gereken 8.064,68 TL harçtan 836,80 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 7.227,88 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafın yapmış olduğu ilk gider, davetiye, bilirkişi ücreti, müzekkere ve posta masrafından oluşan toplam 1.412,50 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre takdiren 1.343,76 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
Davacı ve davalı taraflarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Davanın maddi ve manevi tazminat yönünden kabul edilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre davacı taraf için takdir olunan toplam 13.39481 TL vekalet ücretinin de davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
Davanın maddi ve manevi tazminat yönünden reddedilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre toplam 6.325,00 TL vekalet ücretinin de davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,”
şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile kararda peşin harcın iadesine dair hüküm kurulmadığını, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile husumet itirazları olduğunu, maluliyete itiraz ettiklerini, davacının kazadan sonra başka bir işte çalışıp çalışmadığının araştırılması gerektiğini, çalışıyorsa elde ettiği gelirin düşülmesi gerektiğini, davalının kaza olayının meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını ve manevi tazminatın fahiş olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“1.1. Davacı istinaf taleplerinin incelenmesinde;
1.1.1. Mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminatın miktarı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
1.1.2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56 ncı maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene veya ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
1.1.3. Manevi tazminat davalarında, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplardan çıkılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır.
1.1.4. Somut olayda davacının kurutma ünitesindeki ıslaklığı elindeki bezle temizlerken sağ elini yıldız besleyici diye tabir edilen makineye kaptırdığı, bu şekilde meydana gelen iş kazasında davacının sağ el 2-3-4 nolu parmaklarının ampute olduğu anlaşılmaktadır.
1.1.5. Meydana gelen iş kazasında; kazanın 2008 yılında olduğu, davacının kaza tarihinde 36 yaşında olduğu, davacının sürekli iş göremezlik oranının %14,20 olduğu, işverenin %80 kusurlu olduğunun belirlendiği ve davacının 145.000,00 TL manevi tazminat talep ettiği görülmektedir.
1.1.6. Kaza tarihi ve olayın oluş şekli ile iş kazasının oluşumundaki kusur durumları, gözetilerek, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, özellikle 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kuralları dikkate alındığında davacıya verilen 30.000,00 TL manevi tazminat tutarı az belirlenmiş olup takdiren 50.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasının dosya kapsamına uygun düşeceği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacının bu yöne ilişkin istinaf talebi kısmen yerinde görülmüştür.
1.1.7. Öte taraftan mahkeme kararında peşin harcın iadesine dair hüküm kurulmaması hatalıda hatalıdır.
1.2. Davalı istinaf taleplerinin incelenmesinde;
1.2.1. Öncelikle davalılar arasında…Maden İşletmeleri … Bor İşletmesi paketleme- kurutma, mamul madde ambarı, kırma öğütme üniteleri için borik asidin torbalanması, paketlenmesi, shringlenmesi, çemberlenmesi, istiflenmesi ve yüklenmesi, kurutucuların temizlenmesi, yer ve ekipmanların temizliği, makinelerin yağlanması ve temizliği işini konu alan hizmet alım ilişkisi olduğu, buna göre davalılar arasında asıl ve alt işveren ilişkisi bulunduğundan davalının istinaf talebi yerinde değildir.
1.2.2. 5510 sayılı Kanun’un 95 inci maddesine göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade ederek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.” Bu yasal düzenleme gereğince çıkarılan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliğinin Geçici 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma gücü kaybı, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü, harp malullüğü sonucu meslekte kazanma gücü kaybı ile erken yaşlanma durumlarının tespiti talebinde bulunan sigortalılar ve hak sahipleri için, yürürlükten kaldırılan ilgili sosyal güvenlik mevzuatının 5510 sayılı Kanun’a aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 5 inci maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahli Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu” bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise “Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği” bildirilmiştir. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme öncelikle Adli Tıp Kurumu ihtisas ve giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
1.2.3. Somut olayda davacının sürekli iş göremezlik oranı Kocatepe SSGM Sağlık Kurulu raporunda %14,20 olarak tespit edilmiştir. Bu orana karşı yargılama sırasında somut bir itiraz olmadığı görülmektedir. Bu itibarla usulü kazanılmış haklar da gözetildiğinde davalının istinaf dilekçesinde soyut olarak neden ve gerekçe bildirmeksizin orana itirazı isabetli değildir.
1.2.4. İş kazalarından kaynaklanan tazminat davalarının özelliği gereği, 6331 sayılı Kanun’un öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Mevzuatının ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin iş yerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı, gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir ). Hal böyle olunca kusur raporunu düzenleyen bilirkişi heyetinin konusunda ehil iş güvenliği uzmanlarından oluşması gerektiği gibi heyeti oluşturan bilirkişilerin uzmanlık konularının da olaya uygun meslek gurubundan seçilmesi gerektiği de tereddütsüzdür.
1.2.5. Somut olayda SGK tarafından iş müfettişi raporunda davalı işverenlerin %100 kusurlu olduğunun belirtildiği, SGK rücu davasında ikisi makine, birisi elektronik mühendisi iş güvenliği uzmanı bilirkişilerden davalı … Maden’in %60, davalı …’un %20 ve davacının %20 kusurlu olduğunun belirtildiği, ilk derece mahkemesi kararının ise davacı SGK ile davalı … Maden temyizi üzerine onandığı (Yarg. 10. HD., 2014/14708-2015/16432 E.K) görülmektedir. Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen bu kusur oranı rücu davasının da tarafı olan davalı … Maden açısından kesinleşmiştir. Davalının bu yöne ilişkin istinaf talebi de yerinde değildir.
2. Yukarıdaki gerekçelerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-2 maddesi uyarınca manevi tazminat ile harç yönünden düzeltilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir” gerekçesine dayalı olarak;
3. “1-Davalı … Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi uyarınca esastan reddine,
2-Davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle; yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi’nin kararının manevi tazminat ile harç yönünden HMK’nun 353/1-b.2 maddesi gereğince düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına, ilk derece Mahkemesi hükmü yerine geçmek üzere;
a- Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine,
a-88.060,15 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 27.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b-50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
c-Alınması gerekli nisbi karar ve ilam harcı tutarı olan 9.430,88 TL harçtan peşin alınan 836,60 TL harcın ve davalı tarafından yatırılan 7.227,88 TL bakiye karar harcının mahsubu ile bakiye 1.366,40 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
d-Davacı tarafından yatırılan peşin ve ıslah harcı tutarı 836,60 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
e- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’ne göre 17.065,71 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
f- Davalı … kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’ne göre davalı lehine 8.852,18 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
ı-Davacı tarafından bu yargılama nedeniyle yapılan toplam 634,70 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre (0,57) 361,78 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına
i-Davalı … tarafından bu yargılama nedeniyle yapılan 145,40 TL yargılama giderinin ret/kabul oranına göre (0,43) 62,52 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile maddi tazminatın aleyhlerine olacak şekilde hatalı hesaplandığını, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle zarara uğrayan davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74 ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Davacı vekilinin maddi tazminata, davalı … vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz istemleri yönünden,
Eldeki dava dosyasında, davacının 100.000 TL maddi, 145.000 TL manevi tazminat isteminde bulunduğu, Mahkemece davacının bu talebi hakkında kısmen kabul ile 88.060.15 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın hüküm altına alındığı anlaşılmakla temyizen incelenen tazminat hükmünün; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı ve davalı … vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazılarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2. Davacı vekilinin manevi tazminata, davalı … vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz istemleri yönünden,
2.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kesinleşen rücuen tazminat davasında hükme esas alınan kusur raporunun oluşa, kanun ve yönetmelikleri uygun olarak irdelendiğinin Dairemizce de kabul edilmesine göre davacı vekili ve davalı … vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.
2.2.Somut olayda, davalı … ‘ne husumet düşmediği ve maddi yanılgıya dayalı olarak husumet yöneltildiğinin belirgin olması karşısında karar başlığında sıfatı bulunmayan …’nün gösterilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
2.3. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin maddi tazminata, davalı … vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,
2. Davacı vekilinin manevi tazminata, davalı … vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz istemleri yönünden;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının karar başlığında “davalılar” arasında yer alan “1-…” ibaresinin silinmek suretiyle karar başlığından çıkartılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
24.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…