YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/8846
KARAR NO : 2010/1379
KARAR TARİHİ : 09.03.2010
Adam öldürmeğe teşebbüs suçundan sanık olarak (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılanması sonunda, beraatine karar verilen …’nin tutuklu kaldığı günler için 466 sayılı yasa uyarınca vaki tazminat isteği üzerine (ELMALI) Ağır Ceza Mahkemesince yapılan incelemede; dosyada miktarı yazılı maddi-manevi tazminat ile vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak adı geçen davacıya ödenmesine dair ittihaz olunan 02/03/2009 gün ve 3/1 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı hazine vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davacı lehine eksik nısbi vekalet ücretine hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaatine, takdire göre eleştiri ve bozma sebepleri dışında yasaya aykırı bir husus bulunmadığından, davalı hazine vekilinin dilekçesinde yazılı sair itirazlarının reddine,
Ancak;
A)Dosya kapsamına göre, davacının tutuklama tarihi ve öncesinde mimarlık bürosunda sekreter ve teknik ressam olarak çalıştığı, ancak ücretin miktarının belirlenemediği anlaşılmakla, öncelikle belirtilen tarihlerde sözkonusu ücretin miktarının tespit edilmesi durumunda tespit edilen bu miktar üzerinden, bu miktarın tespit edilmemesi halinde ise, sanayi kesiminde uygulanan ve yasal kesinti ile vergilerin düşürülmesi suretiyle bulunacak asgari ücret baz alınarak, davacının resmi … ve tatil günleri çalışıp çalışmadığının da araştırılmasından sonra denetime elverişli olacak şekilde maddi tazminat hesabı yapılmadan yada işin ehli mali müşavir bilirkişiden rapor aldırılmadan, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi,
gerektiğinin belirtilmemesi karşısında, HUMK.nun 74 maddesinde düzenlenen “taleple bağlılık” kuralı uyarınca dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı biçimde tutuklama tarihinden itibaren yasal faizin yürütülmesine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, davalı vekilinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, 09.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.