Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/2492 E. 2011/6924 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/2492
KARAR NO : 2011/6924
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2007/259540

Tehditten ve mala zarar vermekten sanık …’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, kasten öldürmeye teşebbüs ve kasten yangın çıkarmak suçlarından …, …, … ve …’nın CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine ilişkin (BAKIRKÖY) Altıncı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17/07/2007 gün ve 87/512 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık … müdafii ve müdahiller vekilleri taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-) Müdahiller vekili temyiz dilekçesinde hükmü Gülseren Fırtına adına da temyiz ettiğini bildirmiş ise de, Gülseren Fırtına’nın yargılamaya konu davada mağdur ve müdahil sıfatı bulunmadığından ve bu kişi yönünden mahkemece verilmiş bir hüküm bulunmadığından, müdahiller vekilinin Gülseren Fırtına yönünden yapmış bulunduğu temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2-a) Sanık ve müdahiller Sait ile Hare’nin 17.07.2007 tarihli oturumda uzlaşmayı kabul etmediklerini beyan etmeleri karşısında, tebliğnamedeki CMK.nun 253.maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle,
b-) Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğundan, CMK.nun 231/6-a maddesine göre, yargılamaya konu tehdit ve mala zarar verme suçlarından dolayı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması mümkün görülmediğinden, CMK.nun 231.maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle, bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceler benimsenmemiştir.
3-) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21/11/2006 gün 2006/2-249-247, 19/10/2010 gün ve 2010/9-149-105, 15/07/2008 gün ve 2008/9-95-195 sayılı kararları da gözetilerek; vekili aracılığıyla verdiği 23.05.2007 tarihli şikayet dilekçesinde ve aynı tarihte yapılan oturum sırasında alınan beyanında sanık … hakkında şikayetçi
olduğunu bildirip, cezalandırılmasını isteyen mağdure …’nın kendisine karşı işlendiği iddia olunan tehdit ve öldürmeye teşebbüs suçlarından doğrudan zarar görmesi ve bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek bulunmaması karşısında; mağdure …’nın 5271 sayılı CMK.nun 237/2.maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in tehdit ve mala zarar verme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, sanığın kasten yangın çıkarmak suretiyle öldürmeye teşebbüs ve mağdurlar …, Handan, Mehtap ve Zeynep’i tehdit suçları ile ilgili olarak elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığından beraatine karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin mağdurlar … ve …yi tehdit suçlarından ayrı ayrı ceza verilmesinin doğru olmadığına, 5237 sayılı TCK.nun 43/2.maddesi ile uygulama yapılması gerektiğine, ceza miktarına vesaireye yönelen, müdahiller vekilinin eksik incelemeye, öldürmeye teşebbüs suçlarının sübut bulduğuna, tehdit suçlarından temel cezanın 5237 sayılı TCK.nun 106/1.maddesi ile belirlenmesi gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazların reddiyle, sanık hakkında kurulan mahkumiyet ve beraat hükümlerinin ONANMASINA, 21/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.