Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/6477 E. 2010/244 K. 22.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/6477
KARAR NO : 2010/244
KARAR TARİHİ : 22.01.2010

….’ü kasten öldürmekten sanık …, işbu suça yardımdan sanık …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) Onbirinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10/09/2007 gün ve 28/313 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, müdahil vekili duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA

1.a) Katılanların yetkisi olmadığından vekillerinin duruşmalı inceleme talebinin CMUK 318 maddesi gereğince,
b) …’ün usulüne uygun şekilde davaya katılma istemi ve bu konuda verilmiş bir karar bulunmadığı halde vekilinin katılan sıfatı ile yaptığı temyiz isteminin CMUK 317. maddesi gereğince, reddine karar verilmiştir.
2.A) Sanık … hakkında öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in maktül …’ı öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yasal savunmaya ve haksız tahrik indiriminin azami hadden yapılması gerektiğine vesaireye, katılan vekilinin suç vasfına, haksız tahrik bulunmadığına, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Sanığın, … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2004 tarih ve 04/172-275 karar sayılı ilamı uyarınca 6136 sayılı Yasanın 13/1, 647 sayılı Yasanın 4 ve 765 sayılı TCK.nun 72. maddeleri gereğince hapis cezasından çevrilme 5.865 TL. adli para cezasının 26.05.2004 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, ilamın tekerrüre esas olduğu gözetilmeden, sanık hakkında TCK 58. madde hükmünün uygulanmaması,
B ) Sanık … hakkında öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanık …’in tüfekle maktül …’ı ölürdüğü olayda, sanık …’ın kullanılan tüfeği olay anından hemen önce diğer sanık …’e getirip verdiği kabul edilerek öldürme suçuna yardım ettiği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Sanık …’ın soruşturma ve kovuşturma aşamasında suçu kabul etmemesi, diğer sanık …’in de aşamalardaki ifadelerinde tüfeği işyerinden kendisinin aldığını belirtmesi, kamu tanığı olan ve olay yerindeki sokak üzerinde Karadenizliler Lokalini işleten ….in olaydan sonra alınan beyanında, “sanık …’ın telaşlı bir şekilde yanına işyerine geldiğini kendisine amcasının biriyle tartıştığını, kendisini dinlemeyeceklerini ve olaya müdahale etmesini istediğini, dışarı çıktıklarında sanık … ile maktulün boğuştuklarını gördüğünü, yanlarına gittikleri sırada silah patladığını sanık …’in kaçtığını ve maktulün ise yerde yattığını belirtmesi karşısında, mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığının kabulü ile, sanığın atılı suçtan beraati yerine, mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), bozma nedenine göre tutuklu bulunan sanık …’ın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu yada hükümlü değil ise salıverilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 22/01/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.