YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/1443
KARAR NO : 2010/3983
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
…’ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanıklar … ile…,…’yi kasten öldürmeye teşebbüsten,….. de yaralamaktan sanık …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18/05/2007 gün ve 467/237 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanıklar müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanık …’in mağdur …’ı yaralama suçundan verilen para cezası, CMUK.nun 305. maddesi uyarınca miktarı itibariyle kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından, bu suçla ilgili sanık müdafiinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık …’in öldürmeye teşebbüs suçunun niteliği tayin, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … ve müdafiinin meşru savunmaya, eksik soruşturmaya, haksız tahrikte indirim oranına, eylemin yaralama niteliğinde olduğuna, sanık … müdafiinin eylemin yaralama niteliğinde olduğuna, 765 sayılı TCK.nun 50. maddesinin uygulanması gerektiğine, sanık … müdafiinin sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, suç vasfına, alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, Cumhuriyet Savcısının 765 sayılı TCK.nun 50. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A)Sanık …’in öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B)Sanıklar … ve …’ın öldürmeye teşebbüs suçlarıyla ilgili olarak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, mağdur …’deki yaralardan sol koldaki bir adet bıçak yarasının yaşamsal tehlike oluşturduğu, diğerlerinin yaşamsal tehlike oluşturmadığı olayda; Yaşamsal tehlike doğuran yaralanmanın sanıklar … ve …’ın hangisi tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilememesi karşısında, sanıkların müstakil faili belli olmayacak şekilde öldürmeye teşebbüs suçundan lehe olan 765 sayılı TCK.nun 448, 62, 463, 51/1, 59 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 31/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.