YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/9955
KARAR NO : 2010/4090
KARAR TARİHİ : 02.06.2010
…’ı kasten öldürmeye teşebbüsten, hakaretten ve izinsiz siah taşımaktan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (AMASYA) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/04/2008 gün ve 267/88 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanığın kasten yaralamak ve tehdit suçlarından verilen beraat kararlarını temyizde hukuki yararı bulunmadığından, müdafiinin, gerekçeye yönelik olmayan temyiz isteminin, CMUK.nun 317.maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi reddine karar verilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten insan öldürmeye teşebbüs, hakaret ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin kasten insan öldürmeye teşebbüs suçu yönünden suç vasfına, tahrike, hakaret suçu yönünden suç vasfına, sübuta, tahrike vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle,
A- 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (ONANMASINA),
B- Kasten insan öldürmeye teşebbüs ve hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden;
a) Sanığın, tabanca ile mağduru göbek bölgesinden basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde tek isabetle yaraladığı olayda, mağdurdaki yaralanma sonucu meydana gelen zararın ağırlığına göre, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 35.maddesi uyarınca alt sınıra yakın bir ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hiç isabet kaydedilmemiş gibi 9 yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayini,
b) Olayın başlangıcını gören tanık bulunmadığı, sanığın mağdura ateş etmesinden önce, her iki tarafın da kendisine küfür edildiği yönünde birbirini suçladığı olayda, ilk haksız hareketin kim tarafından yapıldığı tespit edilemediğinden sanık lehine asgari oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
c) Hakaret suçundan kurulan hükümde önce kimin hakaret içeren sözler söylediğinin belirlenemesi nedeniyle, TCK.nun 129.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmekle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), CMUK.nun 326/son maddesi gereğince, ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 02/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.