Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/8389 E. 2010/4006 K. 01.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/8389
KARAR NO : 2010/4006
KARAR TARİHİ : 01.06.2010

…’yi kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanıklar … ve …, resmi belgede sahtecilikten, başkasına ait kimliği kullanmaktan adıgeçen sanık …’in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.01.2009 gün ve 299/18 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ve müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık … duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık … hakkında duruşmalı, diğer sanıkla müdahilin temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın adam öldürme, resmi belgede sahtecilik ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçları ile sanık …’ın adam öldürme ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde sübuta, delillerin hatalı takdir edildiğine vesaireye yönelen, sanık … müdafiinin sübuta, delillerin hatalı takdir edildiğine yönelen, katılanlar vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar hakkındaki kısmen re’sen de incelemeye tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2- Sanık …’ın başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçu yönünden; sanığın işlediği suç nedeniyle hakkında yapılan soruşturmadan kurtulmak amacıyla, ismini kullandığı … … …’nın gerçek kişi olup olmadığı araştırılarak; gerçek kişi olması halinde 5237 sayılı TCY.nın 268.maddesi yoluyla 267/1.maddesine uyan iftira, hayali kişi olması halinde ise aynı Yasanın 206/1.maddesinde öngörülen yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık …’a verilen cezanın miktarı ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak müdafiinin tahliye talebinin reddine, 01.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

01.06.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’in yokluğunda 03.06.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.