Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/1077 E. 2023/1422 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1077
KARAR NO : 2023/1422
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddi kararı

Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde kararın temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümdeki vekalet ücreti ile sınırlı olduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2017 tarihli ve 2012/263 Esas, 2017/48 Karar sayılı kararı ile sanık …’ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/2139 Esas, 2017/2476 Karar sayılı kararı ile “..1-Katılma talep eden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin talebiyle ilgili 6284 Sayılı Kanunun 20/2.maddesi uyarınca olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, 2-Sanıklar hakkında hüküm yerinde hürriyeti tahdit suçundan TCK’nın 109/3-b,f maddeleri uygulandığı halde TCK’nın 109/1.maddesi uyarınca cezanın asgari hadden takdir edilmesinin gerekçesinin TCK’nın 61.maddesi dikkate alınarak açıklanmaması, iddianamedeki anlatıma göre TCK’nın 43/1. Maddesinin sanıklar hakkında uygulanıp uygulanmayacağının gerekçede tartışılmaması, 3-Sanık …’un akıl hastalığı konusunda Üniversiteden alınan raporu ile ATK 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu’ndan aldırılan raporların çelişkili olduğu halde ATK Genel Kurulundan çelişkiyi giderecek nitelikte raporunun aldırılmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 4-Sanık …’ın barışta ve savaşta askere elverişli olmadığına dair raporunu dosyaya sunması ve akıl hastası olduğunu öne sürmesi karşısında ATK ilgili İhtisas Kurulu’ndan suç tarihinde atılı suçlar yönünden ceza ehliyetini etkileyen tam veya kısmi akıl hastalığı bulunup bulunmadığına dair raporunun aldırılmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,…” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli ve 2018/306 Esas, 2020/367 Karar sayılı kararı ile sanık …’ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri ile 5 inci, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 08.10.2021 tarihli ve 2021/740 Esas, 2021/1032 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine dair karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair mağdurun soyut beyanı dışında delil olmadığına, ekspertiz raporunda herhangi bir meni izine rastlanmadığı ve mağdura ait iç çamaşırda yapılan incelemede genotip özelliklerin karışık olarak bulunduğunun belirtildiğine, arkadaş olmaları nedeniyle birbirlerine ait eşyalar üzerinde meni dışında örneklerin bulunmasının doğal olduğuna, sanığın suç tarihinde … ilinde olmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, sanığa iftira atıldığına, mağdurun çelişkili beyanları dışında kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulduğuna ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyiz kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Yapılan yargılama ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; katılan mağdur ile sanıklar arasında yaşandığı iddia olunan ve görgü tanığı bulunmayan iddia konusu olaya ilişkin öncelikle aynı zamanda olayın tarafları olan mağdur ve sanıkların aşamalardaki beyanları incelendiğinde soruşturma safhasında Cumhuriyet Savcılığınca alınan beyanı sırasında pedagog ….’nin mağdurun yaş itibarı ile günleri hatırlayamayabileceği ancak olayları hatırlayabileceği, bu nedenle söylediği isimlerden çok anlattığı olaylara güvenmek gerekeceği, bu nedenle katılan mağdurun söylediği pazar veya perşembe gününden çok olayın olduğu günün pazar yerinde elbise satıldığı gün olarak kabulü gerektiği yönündeki beyanları ile birlikte mağdurun aşamalardaki beyanları incelendiğinde, yaşına rağmen olayların zamanlamaları konusunda kısmî çelişkiler bulunmakla birlikte olayların esasına ilişkin beyanlarının tüm aşamalarda son derece istikrarlı olduğu ve dahası meydana geldiğini söylediği olayların mahkememiz önündeki savunmalarında mağduru hiç tanımadıklarını beyan eden her iki sanığın aşamalardaki beyanları ile de doğrulandığı ve mağdurun beyanlarının ayrıntısı ile belirtileceği üzere gerek olayın meydana geldiği güne ilişkin maddi vakalar gerekse olaya ilişkin maddi delillerle de doğrulanmaktadır.

2. Bu kapsamda; mağdurun daha önce (…) Beldesi (…) Pastanesi’nin arkasında bulunan ormanlık alanda sanıklar ile buluştukları, bally maddesi içtikleri, 27.11.2011 günü aynı şahıslarla tekrar buluştukları, kendisinin gözcülük yaptığı bu şahısların da (…) Camiinden hırsızlık yaptıkları, sanık …’un evinin önünde park halinde bulunan hurda araç içerisinde geceyi geçirdikleri, birlikte bir apartmana kömür taşıdıkları yönündeki beyanlarının mahkememiz önündeki savunmaları ile sorgu hakimliği önünde soruşturma safhasında alınan beyanların aksine mağduru tanımadıklarını söyleyen sanıkların soruşturma safhasındaki beyanları ile de doğrulanmaktadır.

3. Bu kapsamda sanık … soruşturma safhasında alınan beyanlarında özetle; 23.11.2011 günü (…) Pastahanesi arkasında bulunan ormanlık alanda yalnız bulunduğu sırada sanık …’nin yanına geldiğini ve sadece sanık …’nin bally çektiğini, 27.11.2011 günü saat 14.00 sıralarında Kilimli’deki

iddia bayisinde bulunduğu sırada yanına sanık … ve mağdurun geldiğini, hep birlikte (…) Pastahanesi arkasındaki ormanlık alana gittiklerini, burada sadece sanık …’ın bally çektiğini, aynı gün akşamında sanık … ile mağdurun tempra marka arabada yattıklarını, kendisinin kesinlikle 23.11.2011 tarihinde mağdur ile cinsel ilişkiye girmediğini, ayrıca sanık … 28.11.2011 tarihinde poliste alınan beyanında, mağdurun beyan ettiği üzere birlikte kömür çektiklerini, hatta aldıkları kömür parasından bally almak için mağdurun kendisinden para istemesi nedeniyle vermeyip mağduru kendisinin dövdüğünü ve hırsızlık olayına ilişkin mağdurun beyanlarını doğrulamaktadır.

4. Sanık … da soruşturma safhasında alınan beyanında, 25.11.2011 günü teslim olması gerekirken …’a geldiğini, kömür taşıdıkları sırada mağdur ile tanıştığını beyan etmektedir. Her ne kadar mağdur ile birlikte kalmadıklarını beyan etmiş ise de sanık … bunun aksini söylemektedir. Kısacası her iki sanığın aşamalardaki ayrı ayrı beyanları, mağdurun beyanlarını doğrulamaktadır. Ayrıca mağdurun gerek soruşturma safhasında gerekse mahkeme önünde alınan beyanında Kilimli’de elbiselerin satıldığı pazar günü yapılan pazarda sanık … ile karşılaştıklarını, ormanlık alanda önce sanık …’ın ertesi gün sabah ise sanık …’un kendisine tecavüz ettiğini beyan etmektedir.

5. Sanıkların yakalanmalarına ilişkin 28.11.2011 tarihli tutanak içeriğinden 27.11.2011 günü (…) Sosyete Pazarı denilen elbiselerin satıldığı pazarın kurulduğu, hatta o gün mağdurun pazarda görüldüğü anlaşılmakta ve takvimden yapılan incelemede de 27.11.2011 gününün günlerden pazar gününe denk geldiği anlaşılmaktadır. Bu husus da mağdurun beyanını doğrulamakta bu nedenlerle her ne kadar sanık … 23.11.2011 tarihi ile 25.11.2011 tarihleri arasında … ilinde bulunmadığını beyan etmekte ise de, olayın sanığın da kabul ettiği ve … da bulunduğu anlaşılan 27.11.2011 günü meydana geldiği anlaşılmaktadır.

6. Yine olayın hemen sonrasında … Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin 29.11.2011 tarihli raporunda “Anal bölgede saat 12 hizasında anal fisür” olduğunun belirtilmesi ve İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 13.04.2012 tarihli ekspertiz raporunda mağdura ait olduğu belirtilen külot üzerinden epital hücre olabileceği değerlendirilerek kontrol amaçlı alınan örnekler üzerinde mağdur ile sanık …’ın genotip özelliklerinin karışık olarak bulunduğuna ilişkin tespitlerin de mağdurun aşamalardaki beyanlarını doğrulayan maddi deliller olduğu ve mağdurun yaşı ve sanıkların aşamalarındaki savunmalarına göre sanıklara işlemedikleri bir suçu isnat etmesini gerektirecek bir neden de bulunmadığı da dikkate alınarak mağdurun maddi vakalar yukarıda sayılan deliller ile doğrulanan mahkeme önündeki beyanına itibarla 27.11.2011 tarihinde sanık …’ın, 28.11.2011 tarihinde ise sanık …’un mağdurun anal muayenesine ilişkin raporuyla da doğrulanan beyanı ile organ sokmak suretiyle mağdura yönelik cinsel istismar suçunu işledikleri, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinin 19.08.2013 tarih ve 3318 karar sayılı raporundan mağdurun 27-28.11.2011 tarihlerinde mağdurun bulunduğu olay nedeniyle ve sanıkların eylemlerinin ortak etkisi ile ruh sağlığının bozulduğu, 11 yaşında olan ve bu nedenle rızası geçerli olmayan mağduru bu amaçla yanlarında tuttukları ve geceyi birlikte geçirdikleri dikkate alındığında sanıkların üzerlerine atılı çocuğun cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının da somut olayda oluştuğu ve Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 15.05.2019 tarih ve 3229 karar sayılı raporuna göre sanık …’ın 27.11.2011 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu anlaşılmakla; her ne kadar mağdur sanık

…’un daha önce de kendisine benzer şekilde istismarda bulunduğunu beyan etmiş ise de gerek önceki olaylara ilişkin somut deliller bulunmaması gerekse iddianameye konu edilen olayın suç tarihi gösterilmek suretiyle 27/11/2011 tarihinde meydana gelen olaya ilişkin olması da dikkate alınarak sanıklar hakkında atılı suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulduğu belirtilmiştir.

7. Sanıklar hakkında hürriyeti tahdit suçundan hüküm kurulurken her ne kadar suçun hem 15 yaşından küçük mağdura karşı hem birden fazla kişi tarafından birlikte hem de cinsel amaçla işlenmesi suretiyle birden fazla nitelikli halin oluşmuş ise de, mağdurun aşamalardaki beyanlarının maddi vakıalarla ve sanıkların soruşturma aşamasında alınan beyanları ile doğrulanmasına göre, sanıkların soruşturma aşamasında ve mağdurun aşamalardaki beyanlarına göre sanıklar ile mağdurun arkadaş oldukları, olay tarihinde mağdurun pazarda ilk önce sanık … ile karşılaştığı, daha sonra mağdurun sanık … ile birlikte diğer sanık …’un yanına gittikleri, kömür taşıdıkları, daha sonra kablo çaldıkları ve sakladıkları, ormanlık alana gittikleri, daha sonra mağdurun geceyi sanık … ile birlikte geçirdiği hususları dikkate alındığında, mağdur ve sanıkların olay yerine birlikte, her ne kadar geçersiz de olsa mağdurun da rızası ile, gittikleri ve birlikte bally içtikleri dikkate alınarak suçun işlendiği zaman ve yer ile failin güttüğü amaç ve saikine göre alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek bir neden görülmediği belirtilmiştir.

8. Sanıklar hakkında hürriyeti tahdit suçundan hüküm kurulurken, mağdurun özellikle bozma sonrasında duruşmada alınan beyanında önceki beyanlarını tekrar ettiği ve önceki beyanında da her ikisinin eylemlerinin birer kez olduğunu beyan ettiği, yine mağdura özellikle bozma sonrasında duruşmada lüzumu ve önemine sorulduğunda “Önceki beyanlarımı tekrar ediyorum. Her iki sanıkta cinsel organlarını ben önce söylemeye utanıyorum dedi. Ama benim arka tarafıma birer kez soktular.” şeklinde beyanda bulunmasına göre, sanıklar hakkında koşulları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirtilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri esastan reddedilmiştir.

2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; “…Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların mağdur çocuğa karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle red edilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş ancak; Mağdur çocuğun ailesi yanından kaçarak sanıkların yanına gelip suç tarihleri süresince yanlarında kaldığı, fail çokluğunun bu suç yönünden mağdurun direncinin kırılmasına herhangi bir etkisinin bulunmadığı, hapis cezasının asgari hadden takdir edildiği hususları dikkate alındığında sanıklar hakkında TCK 109/3-b maddesinin uygulanması hukuka aykırı ise de bu husus yeniden yargılama yapılmadan Dairemizce düzeltilebileceğinden ilk derece mahkemesi hüküm fıkrası “I-B-2” bendi ile “II-B-2” bendinde yer alan, “2-Sanığın eylemini birden fazla kişi tarafından çocuk mağdura karşı gerçekleştirdiği anlaşıldığından …nun 109/3-b-f maddesi uyarınca

verilen cezanın bir kat artırılarak sanığın 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,” İBARELERİ ÇIKARILIP, YERLERİNE; “2-Sanığın eylemini birden fazla kişi tarafından çocuk mağdura karşı gerçekleştirdiği anlaşıldığından …nun 109/3-f maddesi uyarınca verilen cezanın bir kat artırılarak sanığın 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
” İBARELERİ EKLENMEK SURETİYLE,…” 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz İsteği Yönünden
Hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun’un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin söz konusu hükme yönelik temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanıklar Haklarında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğundan, katılan Bakanlık vekili ile sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık … ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar Haklarında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 08.10.2021 tarihli ve 2021/740 Esas, 2021/1032 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık … ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.