Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6382 E. 2023/1021 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6382
KARAR NO : 2023/1021
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Eşe karşı kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası
gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz

istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/147 Esas, 2021/429 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eşe karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2022/412 Esas, 2022/176 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar … ve … vekili ile sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının katılanlar … ve … lehine vekalet ücreti yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar … ve … Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik inceleme yapıldığına,
2. Suçun tasarlanarak işlendiğine,
3. En üst hadden ceza verilmesi ve cezadan herhangi bir indirim yapılmaması gerektiğine,
İlişkindir.

B. Sanık Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik inceleme yapıldığına,
2. Sanığın öldürme kastının bulunmadığına, eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesinin birinci fıkrası kapsamında meşru savunma aksi halde 27 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşru savunmada sınırın aşılması kapsamında kaldığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile maktulün yaklaşık 20 yıldır evli olup, müşterek üç kız çocuklarının bulunduğu, maktulun sürekli uyuşturucu madde kullandığı ayrıca alkol tükettiği, bu zamanlar içerisinde eşi olan sanığa ve

çocuklarına karşı şiddet uyguladığı, olay günü, maktulün, eşi olan sanığı telefonla arayarak Bodrum Merkez’e gelmesini istediği, sanığın bunu kabul etmediği, bunun üzerine kızı olan mağdur …’i aradığı ve ”Anneni yanıma gönder, yoksa senin ağzını burnunu kırarım, sen ne olacağını biliyorsun, sana ne yapacağımı biliyorsun” şeklinde sözler söylediği, mağdur …’in babası olan maktule annesini göndermeyeceğini defaten bildirdiği, olay akşamı maktulün eve geldiği ve mağdur …’e hitaben ”sen bana nasıl karşı çıkarsın, ben sana yapacağımı biliyorum, Allah belanızı versin” şeklinde sözler sarf edip mağdur …’i dövmeye başladığı, bu sırada Helin’in kardeşi olan mağdur … ile sanığın bu duruma engel olmaya çalıştıkları, bunun üzerine maktulün bu kere mağdur … ile sanığı dövmeye yöneldiği, sanığın da gerek kendisini gerekse de kızlarını kurtarmak amacıyla sehpa üzerinde bulunan vazoyu alarak maktulün başına vurduğu, bu sırada vazonun parçalandığı, maktulün aldığı darbenin etkisiyle yere düştüğü, sanığın ele geçirdiği bıçağı maktule 24 kez sapladığı, sanığın haksız tahrik altında eşini kasten öldürdüğünün kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, mağdurlar, katılanlar ve tanıkların beyanları dava dosyasında mevcuttur.

3. Maktulün kesin ölüm sebebine ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Muğla Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 10.03.2021 tarihli otopsi raporuna göre maktulün vücudunda 23 adet kesici delici alet yaralanması ile kafada sol occipital bölgede künt travmatik yaralanmaya bağlı aralarda bağdoku köprüleri bulunan düzensiz sınırlı kesi tespit edilmiş olup ölümünün batından çok sayıda kesici delici alet yaralaması sonucu kan kaybı etkisiyle meydana gelmiş olduğu, 21 adet kesici delici alet yaralarının batına nafiz ve öldürücü nitelikte olduğu saptanmıştır.

4. Sanık ve mağdurların basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarına dair Bodrum Devlet Hastanesinin 09.12.2020 tarihli adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.

5. Olay yeri inceleme raporu, olay, yakalama ve üst arama tutanağı, ölü muayene ve otopsi tutanağı ve diğer tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.

6. Sanık ve maktulün suç tarihinde evli, mağdurların ise müşterek çocukları olduklarına dair resmî nüfus kayıt örnekleri dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Görüşü Yönünden
Her ne kadar mezkûr Tebliğnamede sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmediğinden bahisle hükmün, bu yönü ile bozulmasına karar verilmesi talep olunmuş ise de maktulün, sanığın ve müşterek çocukları olan mağdurların hayatına yönelik haksız bir saldırıda bulunduğu, sanığın bu duruma engel olmaya çalıştığı,

gerek kendisini gerekse de kızlarını kurtarmak amacıyla sehpa üzerinde bulunan vazoyu alarak maktulün başına vurduğu, bu sırada cam vazonun parçalandığı, sanığın daha sonra meyve tabağındaki bıçağı almak suretiyle maktulü sırtından ve çoğunluğu batın bölgesinden olmak üzere toplam 23 kez bıçakladığı olayda, sanığın amacının, saldırının defedilmesinden çok, öfkesini ve kin duygusunu tatmine yönelik olduğundan ve meşru savunmada sınırın aşılması söz konusu olmadığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 25 ve 27 nci maddeleri uygulanmayacağı ancak olayda haksız tahrik hükümlerinin tatbikinin gerektiği, Mahkemece maktulden kaynaklanan haksız tahrikin ulaştığı boyut dikkate alınarak 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği 20 yıl hapis cezası belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Katılanlar … ve … Vekili İle Sanık Müdafiilerinin Eksik İncelemeye Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunması, mağdurlar, katılanlar ve tanıkların beyanları, otopsi raporu, sanık ve mağdurlar hakkında tanzim olunan adlî muayene raporları ve diğer tutanaklar karşısında Mahkemece sübuta yönelik gerekli araştırma ve incelemelerin yapıldığı, dava dosyasının tekemmül ettirildiği ve kararın objektif bulgulara dayandırıldığı belirlendiğinden, inceleme konusu hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Katılanlar … ve … Vekilinin Tasarlamaya Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden
Mahkemece “Sanığın maktulü öldürmeye ne zaman karar verdiği, öldürme kararını verdiği an ile icraya başladığı zaman aralığında ruhsal dinginliğe ulaşıp ulaşmadığı, kararında sebat ve ısrar gösterip göstermediği ve bu yönde öncesinde bir plan yapıp yapmadığı hususunda, tasarlamanın varlığını ispat edecek nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, bu itibarla, somut olayda tasarlamanın varlığı için aranan şartların gerçekleşmediği” şeklindeki tespit ve dosya kapsamı karşısında sanığın maktulü öldürme kararını önceden verdiğine, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararında sebat ettiğine ilişkin dava dosyasına yansıyan bir durumun bulunmadığı, sanığın olaydan önce yaptıklarına ve içinde bulunduğu ruh haline dair herhangi bir delilin dava dosyasında bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Katılanlar … ve … Vekilinin Cezadan Herhangi Bir İndirim Yapılmamasına, Sanık Müdafiilerinin Meşru Savunma Ya Da Meşru Savunmada Sınırın Aşılmasına Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden
Maktulün, sanığın ve müşterek çocukları olan mağdurların hayatına yönelik haksız bir saldırıda bulunduğu, sanığın bu duruma engel olmaya çalıştığı, gerek kendisini gerek kızlarını kurtarmak amacıyla sehpa üzerinde bulunan vazoyu alarak maktulün başına vurduğu, bu sırada cam vazonun parçalandığı, daha sonra sanığın meyve tabağındaki bıçağı alarak maktulü sırtından ve çoğunluğu batın bölgesinden olmak üzere toplam 23 kez bıçakladığı olayda, sanığın amacının, saldırının defedilmesinden çok, öfkesini

ve kin
duygusunu tatmine yönelik olduğundan ve meşru savunmada sınırın aşılması da söz konusu olmadığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 25 ve 27 nci maddelerinin uygulanmayacağı ancak olayda haksız tahrik hükümlerinin tatbikinin gerektiği, Mahkemece de bu şekilde kabul edilerek maktulden kaynaklanan haksız tahrikin ulaştığı boyut dikkate alınarak 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği isabetli şekilde 20 yıl hapis cezası belirlendiği, ayrıca adlî sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında,”Sanığın şahsi ve sosyal durumu yargılamadaki tutum ve davranışları cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim uygulandığı anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2022/412 Esas, 2022/176 Karar sayılı kararında katılanlar … ve … vekili ile sanık müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık müdafiilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.

… …