Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6587 E. 2023/3172 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6587
KARAR NO : 2023/3172
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, tehdit, hakaret, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, Mahkûmiyet

Katılan sanık … hakkında katılan …’ye yönelik tehdit, kasten yaralama, hakaret ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.09.2019 tarihli ve 2018/598 Esas, 2019/348 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında katılan …’ye yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
3. Sanık … hakkında katılan …’yi tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 … maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
4. Sanık … hakkında katılan …’ye yönelik mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 … maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
5. Sanık … hakkında katılan …’yi kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 … maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.

B. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 06.11.2020 tarihli ve 2019/2710 Esas, 2020/2400 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında katılan …’a kasten yaralama suçundan, ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık … müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; hüküm kaldırılmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hak ilkesi gereği 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesi uyarınca hapis cezasının 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden infazına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında katılan …’ye hakaret suçundan, ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekili ve sanık … müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; hüküm kaldırılmak suretiyle istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
3. Sanık … hakkında katılan …’yi tehdit suçundan, ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekili ve sanık … müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271

sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; hüküm kaldırılmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
4. Sanık … hakkında katılan …’yi kasten yaralama suçundan, ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekili ve sanık … müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine,
5. Sanık … hakkında katılan …’yi kasten yaralama suçundan, ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekili ve sanık … müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık … müdafiinin temyiz istemi; sanık …’un eylemleri için hüküm kurulurken haksız tahrik ve takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, …’a yönelik kendi eylemi açısından ise meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Aynı hatta minibüs şoförlüğü yapan sanık … ve katılan … arasında önceye dayalı anlaşmazlıklar ve husumet bulunması, olay sırasında sanığın aracından inmek suretiyle; “Seni öldüreceğim!” şeklinde sözler eşliğinde öldürmeye elverişli vasıta olan bıçak ile hedef seçerek hayatî bölgeye vurması, tek bir bıçak darbesi ile yetinmeyerek eylemini devam ettirmesi ve 4-5 kez elindeki bıçağı sallaması, sanığın eylemini kendiliğinden sona erdirmemesi ve çevreden gelen şahısların müdahalesi sonucu olay yerinden uzaklaşması, müştekinin isabet eden 3 adet bıçak darbesi sonucu hayatî tehlike geçirecek şekilde yaralanması dikkate alındığında, birbirlerinin önüne geçme şeklindeki eskiye dayalı husumet nedeniyle aralarında soruşturma veya kovuşturma konusu olan herhangi bir olayın tespit edilemediği, bu nedenle aralarında var olduğu anlaşılan husumetin öldürmeyi gerektirir husumet niteliğinde kabul edilemeyeceği, olayın sanık …’un eylemi ile başladığı, minibüsten aşağı inen sanık … ile … arasında meydana gelen ve araç kamerasına yansıyan görüntülere göre, her iki sanık arasında boğuşma şeklinde bir kavganın yaşandığı, her iki sanığın da kavga esnasında hareket halinde olduğu, sanık …’un kavga esnasında mobil hedef şeklinde kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle batına nafiz hayatî tehlike geçirmesine yol açan bıçak darbelerinin tek başına öldürme kastını ortaya koymaya yeterli olmadığı, bu nedenle sanık …’nin eyleminin öldürmeye teşebbüs suçunu değil, haksız tahrik altında silahla hayatî tehlike yaratacak şekilde yaralama suçunu oluşturacağı kabul edilmiştir.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

3. Katılan ve tanıkların olay oluşumuna uygun beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün katılan … hakkında düzenlenen 22.05.2020 tarihli raporunda; “Batın bölgesinde tarif edilen iki adet yaralanmanın her birinin ayrı ayrı; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, toraks bölgesinde tarif edilen yaralanmanın; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, sağ uyluk bölgesinde tarif edilen yaralanmanın; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

5. Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün sanık … hakkında düzenlenen 19.10.2018 tarihli raporunda; “Oksipital bölgede sıyrık, dirsekte …, frontal sol tarafta kızarıklık olduğu, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

6. Kamera görüntüleri ve 16.10.2018 tarihli görgü tespit tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Aynı hatta dolmuş şoförlüğü yapan ve aralarında, birbirlerinin yolcularını almaları nedeniyle husumet bulunan katılan sanıklardan …’un minibüsü ile önünde seyreden katılan sanık …’nin minibüsünü geçip, son durağa doğru seyrine devam ettiği ve ancak gerisindeki katılan sanık …’nin son durağa gitmeden “U” dönüşü yaptığını gördüğünde dönerek; kendi hakkı olan yolcuları toplayacağını düşünüp, onu takip ettiği, saat 14.00 sıralarında “U” dönüşü yapmasına müteakip seyrine devam eden katılan sanık …’nin minibüsünü geçtiği ve yolun sol tarafında durduğu, katılan sanık …’nin de minibüsünü diğer katılan sanığın minibüsünün arkasında durdurduğu, dosya içindeki araç içi kamera görüntülerinden tespit edildiği üzere; katılan sanık …’un minibüsünden inip, aracının şoför mahallinde oturmakta olan katılan sanık …’nin yanına gittiği ve açık camdan katılan sanık …’ye eli ile 7 kez vurduğu, katılan sanık …’nin ise minibüsünün sol kapı cep kısmından aldığı bıçakla, aracından inen ve kaçmakta olan katılan sanık …’u yakaladığı, katılan sanıkların boğuşmaya başladıkları, katılan sanık …’nin sağ elindeki bıçağı katılan sanık …’a 4-5 vurup, geri çektiği, bu sırada katılan sanık …’un katılan sanık …’nin bıçak tutan elini tutmaya çalıştığı, bilahare katılan sanık … ile kimliği tespit edilemeyen bir tanığın katılan sanık …’nin bıçak tutan elini yakaladıkları, bıçağı almaya çalıştıkları, tanığın bir yandan da katılan sanık … ile konuşarak onu, bıçağı bırakması yolunda ikna etmeye çalıştığı, bu sırada kimliği tespit edilemeyen iki tanığın daha geldikleri, katılan sanık … ve tanıkların katılan sanık …’nin elindeki bıçağı almaya çalıştıkları ve ancak katılan sanık …’nin direnmesi nedeniyle başarılı olamadıkları, sonunda kimlikleri tespit edilemeyen 4-5 tanığın yüklenmesi sonrası tarafların birbirlerinden ayrıldıkları, kullanılan silahın niteliği, darbe sayısı, darbelerin hayatî vücut bölgeleri hedeflenerek ika edilmiş olması, …’un yaralanmasının derecesi ve kendisini etkin şekilde savunmasına

karşın söz konusu bıçak yaralarından ikisinin yaşamsal tehlike oluşturması ile sanığın eylemine ancak kimliği tespit edilemeyen tanıkların zor kullanması sonucu son vermesi hususları nazara alındığında eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu vicdanî kanaatine varılmıştır. Katılan sanıkların birbirlerini tehdit ettikleri kabul edilerek cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de, katılan sanıkların bir iddialarının bulunmaması bir yana atılı tehdit suçunun işlendiğine dair katılan sanıkların cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanıkların tehdit suçundan beraatlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılan sanık … müdafiinin meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanığın ikrarlı beyanları ile sabit olduğu üzere sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılan sanık …’dan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, meşru savunmanın saldırı ve savunmaya ilişkin koşullarının somut olayda oluşmadığı, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
1. Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde yer verilen; “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın, kasten yaralama, mala zarar verme ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan sanık … müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 06.11.2020 Tarihli ve 2019/2710 Esas, 2020/2400 Karar sayılı kararında katılan sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.