Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/6612 E. 2023/7425 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6612
KARAR NO : 2023/7425
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/350 Esas, 2016/184 Karar
SUÇ : İkna suretiyle irtikap
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.07.2015 tarihli ve 2015/36813 Soruşturma, 2015/13936 Esas, 2015/1061 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/350 Esas, 2016/184 sayılı Kararı ile sanık hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin temyiz sebepleri; eylemin icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturduğuna, takdiri indirim ve erteleme uygulamalarının hatalı olduğuna ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığa isnat edilen suçun görevi kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiğine, katılanın ikna edilmeyip polise başvurduğuna ve suçun unsurlarının oluşmadığına, suça konu paranın emaneten alındığına yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Osmangazi Sosyal Güvenlik Merkezinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan sanığın, katılan …’tan para talebinde bulunmaması gerekirken, “dosyanı inceledim, 10.000 TL yatırman lazım” dediği, katılanın parayı bir süre getirmemesi üzerine telefonla aradığı, ardından katılanın getirdiği 8.000 TL’yi almadığı ve “bu parayı gazete kağıdının içerisinde getir” dediği, katılanın bu davranışlar üzerine istenen paranın gayriresmi olduğunu anladığı ve emniyet görevlilerine müracaat ettiği, daha sonra seri numaraları alınmış 8.000 TL’yi sanığa teslim ettiği ve ardından kolluk görevlileri tarafından sanığın suça konu paralar ile birlikte yakalandığı, eyleminin ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu iddia edilerek kamu davası açıldığı ve atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanın ekonomik durumu araştırılmaksızın sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 tarihli ve 2008/2-149 Esas, 2008/163 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarındaki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesi zorunlu olduğu halde bu hususun karar yerinde hiç tartışılmaması,
Hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde bu cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesi yerine infazı kısıtlayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde karar verilmesi,
Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı da dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereği yasaklama kararına karar verilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul olunan sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince yasaklama kararına hükmolunmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/350 Esas, 2016/184 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.