Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/8003 E. 2023/7426 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8003
KARAR NO : 2023/7426
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/514 Esas, 2016/86 Karar
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Sanıklardan …, …, … ve … hakkında atılı suçtan beraat, … hakkında zincirleme şekilde, … hakkında ise tek bir eylem nedeniyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet

Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/514 Esas, 2016/86 sayılı Kararının katılan Hazine vekili, sanıklar … ve … müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Tebliğnamede temyiz eden olarak adına yer verilen …’ın hakkında verilen karar yönünden temyiz talebinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanıklara isnat edilen görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan Hazinenin kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden sanıklar … ve … müdafiilerinin, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince Hazine vekili haricindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.11.2015 tarihli ve 2014/2148 Soruşturma, 2015/695 Esas, 2015/689 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları ile hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/514 Esas, 2016/86 sayılı Kararı ile sanık … hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 225 tam gün karşılığı 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık … hakkında ise icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Hazine vekilinin temyiz sebepleri; beraat hükümlerinin usule aykırı olduğuna,
2. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; somut delil olmadan mahkumiyet kararı verildiğine,
3. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; belediye başkanının talimatı ile sanığın yapı kullanım izin belgesini imzaladığına, vekil olarak kısa süreliğine görevli olduğu dönemde işlemin yapıldığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve ceza miktarının fazla olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Belediye başkanı olan sanık … ve imar müdür vekili olarak görev yapan sanık …’un, 286 ada, 109 parsel nolu taşınmaz üzerindeki yapıya mevzuata aykırı olarak 26.03.2014 tarih ve 662 sayılı yapı kullanma izin belgesi verdikleri, bu yapının hem afet bölgesi hem de kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı ayrıca sanık …’un imar planı tadilatlarının bir kısmını Kültür ve Turizm Bakanlığı onayına sunmadığı bir kısmını onaya sunduğu halde 30 günlük süreci beklemeden işleme koymak suretiyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıklar hakkında, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından sonra işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların sübutu kabul edilen eylemleri nedeniyle doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Hazine vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/514 Esas, 2016/86 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin paragrafının hüküm fıkrasından tamamen çıkarılması suretiyle eleştirilen husus dışında hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.