YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1002
KARAR NO : 2023/18802
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
Cumhurbaşkanına hakaret suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.07.2018 tarihli ve 2018/4282 soruşturma, 2018/2979 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine, itirazdan sonra yapılan ve bu aşamadan sonra yapılacak posta ve tebligat giderlerinin şikâyetçiden tahsiline ilişkin mercii … Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.01.2022 tarihli ve 2022/46 değişik iş sayılı kararı akabinde, dosyanın yeniden ele alınarak … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.07.2018 tarihli karara karşı yapılan itirazın reddine, itirazdan sonra yapılan posta ve tebligat giderlerinin hazineden tahsiline dair … Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.01.2022 tarihli ve 2022/46 değişik iş sayılı kararı ile kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2022 tarih ve 94660652-105-55-429-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/158208 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” … 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre,
1- … T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda Cumhurbaşkanına hakaret, cinsel taciz, yağma, devletin egemenlik alametlerini alenen aşağılama ve muhtelif suçlardan hükümlü olarak bulunan şüphelinin, 19/02/2018 tarihinde anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde bulunan ve aynı koğuşu paylaştığı diğer hükümlülerin tanıklığında koğuş içerisinde Cumhurbaşkanına hakaret ve sinkaflı küfürler ettiğinden bahisle atılı suçtan suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca şikâyetçilerin soyut beyanı dışında şüphelinin Cumhurbaşkanına yönelik hakaret suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığında dair karar verilmiş ise de; dosya içeriğinde şüphelinin Cumhurbaşkanına hakaret ve sinkaflı küfürler ettiğine dair görgüye dayalı tanık olan ve atılı suçu ihbar eden …, …, …, … ve …’in tanık sıfatıyla beyanlarının alınmadığı ve şüphelinin Cumhurbaşkanına hangi hakaret içerikli söylemleri sorulmadığının anlaşılması karşısında, atılı suçun şüpheli tarafından işlendiğine dair görgüye dayalı tanıkların beyanlarının alınarak şüphelinin sarf ettiği sözlerin ne olduğu sorulduktan sonra sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde,
2) … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/07/2018 tarihli ve 2018/4282 soruşturma, 2018/2979 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine, itirazdan sonra yapılan posta ve tebligat giderlerinin şikâyetçiden tahsiline ilişkin mercii … Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/01/2022 tarihli ve 2022/46 değişik iş sayılı kararının kesin nitelikte olması karşısında, anılan kararın verilmesini müteakip, Mahkemece dosyadan el çekildiği gözetilmeden 10/01/2022 tarihinde dosyanın yeniden ele alınarak şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine, posta giderlerinin hazineden tahsiline karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. (1) Numaralı İstem Yönünden
5271 Sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.” ikinci fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” 172 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinde ise;
(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır.
Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır.
Bir fiilin işlendiği haberinin alınması üzerine, suçu takibe yetkili makamlar tarafından derhal hazırlık soruşturmasına başlanmasını ifade eden ilkeye “araştırma mecburiyeti ilkesi”; hazırlık soruşturmasının neticesinde fiilin takibini gerektirecek hususlarda fiilin ve failin belli olması, yeterli emareler teşkil edecek vakıaların bulunması, başka bir ifade ile, şüphelerin ciddi olduğunun tespit edilmesi ve dava şartlarının gerçekleşmiş olması durumunda, yetkili makam tarafından kamu davasının açılmasını ifade eden ilkeye ise “kamu davasını açma mecburiyeti ilkesi” denilmektedir.
Diğer taraftan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 13 üncü maddesi uyarınca da, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen kimselere etkili bir başvuru yapma hakkı tanınması zorunlu olup, anılan hükmün uygulanmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında, (Örn: Vilko E. – Finlandiya kararı 2007; Sürmeli – Almanya kararı 2006) etkili başvuru yolunun hem teoride, hem pratikte erişilebilir, yeterli ve etkili olması gerektiği belirtilmektedir.
İnceleme konusu somut olayda; … T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan şüphelinin, olay tarihinde diğer hükümlülerin de bulunduğu koğuş içerisinde gerçekleştirdiği eylem nedeniyle suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca şikâyetçilerin soyut beyanı dışında şüphelinin atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığında dair karar verilmiş ise de; görgüye dayalı bilgileri olduğu anlaşılan H.K., R.K., E.M., C.Ç. ve A.Ü.G.’nin tanık sıfatıyla beyanlarının alınmadığı, ayrıca tefrik kararı verilip … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2018 tarihli 2018/276 Esas 2018/563 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında farklı katılanlara yönelik aynı tarihli eylemler nedeniyle beraat kararı verildiği, ancak Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden yapılan sorgulamada kararın kesinleşmemiş olduğu da göz önüne alındığında, tanıkların dinlenmeden ve söz konusu dosyanın akıbetinin de araştırılmadan eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu nedenle itiraz merciince etkin soruşturma yapılmadığı dikkate alınarak, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
B. (2) Numaralı İstem Yönünden
… Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.07.2018 tarihli ve 2018/4282 soruşturma, 2018/2979 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine, akabinde yapılan posta ve tebligat giderlerinin şikâyetçiden tahsiline ilişkin mercii … Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.01.2022 tarihli ve 2022/46 değişik iş sayılı kararının kesin nitelikte olması karşısında, anılan kararın verilmesini müteakip, Mahkemece dosyadan el çekildiği gözetilmeden 10.01.2022 tarihinde dosyanın yeniden ele alınarak şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun maddesinin 4 (a) fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.