Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1479 E. 2023/5113 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1479
KARAR NO : 2023/5113
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/632 E., 2021/1580 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/163 E., 2020/35 K.

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, 01.10.1989 tarihinin davacının sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davacının davadan sonra kuruma başvurduğunu, başvuru sonucu beklenilmeden dava açıldığını, davanın usulden reddi ve kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmediğine yer olmadığına karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…İhtilafın 01.10.1989 tarihli işe giriş bildirgesinde davacının soy isminin farklı görünmesi nedeniyle kurum tarafından bu tarihin sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmediği iddiasından kaynaklandığı,davacının 14.10.2014 tarihinde kuruma başvurarak işe giriş bildirgesinde ”YAPRAK” olarak geçen soy isminin düzeltilerek, sigorta başlangıç tarihinin 01.10.1989 olarak düzeltilmesi talebinde bulunduğu,kurum tarafından işlem yapılmadığı,davanın 5 ay sonra ikame edildiği anlaşılmıştır.

Davacının hizmet cetveline göre ilk sigorta bildiriminin… sicil numaralı işyerinden 01.01.1995 tarihinde başladığı,davacının sigorta sicil numarasının …, T.C. Kimlik numarasının …, İbrahim oğlu Perşembe 06.06.1968 olduğu, bu sigorta sicil numarası ile …ve … ismi ile 01.10.1989 tarihinde… sicil numaralı … ünvanlı işyerinden 1989/3 döneminde 30 gün, 1990/1 döneminde 120 gün bildirimi bulunduğu ancak bu bildirimlerin …e ait hizmet cetvelinde göründüğü,Perşembe Nüfus Müdürlüğü yazı cevabına göre …ve … İsimli kişilerin kaydına rastlanılmadığı,tüm araştırmalara rağmen ihtilaf konusu işe giriş bildirgesinin bulunamadığı,yargılama devam ederken kurumun… sicil numaralı işyerinden verilen 01.10.1989 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden davacının hizmet cetvelinde gerekli düzeltmeyi yaptığı, davacının… sicil numaralı işyerinde işe giriş tarihinin 01.10.1989 olarak, hizmet süresinin ise 1989/3 döneminde 90 gün, 1990/1 dönemindee ise 120 gün olarak kayıtlarına işlenildiği, bu haliyle davanın konusuz kaldığı, davacının kuruma ilk başvuru tarihi ile dava tarihi arasında 5 ay süre bulunduğu, kurum tarafından herhangi bir işlem yapılmadığı, kurumun dava açılmasına sebebiyet verdiği, mahkeme tarafından yapılan araştırmalarda işe giriş bildirgesine ulaşılmamakla birlikte davacının soyisminin ”YONAK” ve ”YAPRAK” olarak yazılması sebebiyle başvurusunun kabul edilmediği, kurum ve nüfus müdürlüğü kayıtlarına göre ”…ve ”…” isimli kişi bulunmadığı, davacının davada haklılık durumuna göre kurumun vekalet ücreti ve yargılama giderlerinde sorumlu olduğu anlaşılmakla, başvurunun reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur…” gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili özetle; isinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 331 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.