Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/40121 E. 2012/43444 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/40121
KARAR NO : 2012/43444
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜM : … hakkında mahkumiyet, … hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, kasten yaralama suçundan beraat, … hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, kasten yaralamaya teşebbüs suçundan mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcılarının temyiz dilekçelerinde her ne kadar hakim havalesi bulunmamakta ise de süresinde temyiz defterine kaydedildikleri anlaşılmakla tebliğnamedeki red düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanıklar … ve … hakkında katılan sanık …’a yönelik hakaret suçlarından kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümlerin incelenmesinde,
Muhtar olan katılan …’ın katılan sanık …’ı, döşemek istediği kanalizasyon borularının yerlerinin uygun olmadığı biçimindeki uyarısı üzerine katılana vurarak yere düşüp bayılmasına sebebiyet veren katılan sanık …’a köy kanalizasyon sisteminin döşenmesine 1. aza olması nedeniyle bizzat nezaret eden sanık … ile katılanın kız kardeşinin eşi olan sanık …’in, olayın hemen akabinde gerçekleşen …’a yönelik hakaret içeren sözlerinin TCK’nun 129/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre katılan sanık …’ın temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün ONANMASINA,
Katılan sanık … ile sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama, suçundan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince,
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Katılan sanık …’ın ve tanık …’un sanık …’nın …’a tokat attığına dair aşamalarda değişmeyen tutarlı anlatımları ayrıca tanık Yılmaz’ın göremediği birisinin …’a vurduğuna ilişkin beyanı karşısında oluşa göre basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde katılan sanık …’ı yaraladığı anlaşılan sanık …’nın üzerine atılı kasten yaralama suçunun sübut bulduğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Her ne kadar katılan sanık … ve tanık Yılmaz sanık …’in …’a elindeki çekiçle vurmaya kalkıştığını beyan etmiş iseler de tanıklar … ve …’un sanığın …’a çekiç sallamadığına ilişkin anlatımları karşısında oluşan şüphenin sanık lehine yorumlanması ile bu eylemin gerçekleşmediğinin kabulünde zorunluluk bulunması ancak; katılan sanık …’ın sanık … tarafından kendisine atılan taşla yaralandığına ilişkin beyanı, sanık …’in …’ın arkasından taş attığına ilişkin kabulü ayrıca dosyada mevcut 05.10.2006 tarihli rapora göre de …’ın dizinden yaralandığı ve rapordaki bulgunun yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunu açıkca gösterdiği nazara alındığında sanık …’in katılan sanık …’a yönelik bu eyleminden dolayı cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılan … ile katılan sanık …’ın bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde kasten yaralamaya kalkışma suçundan doğan herhangi bir maddi zararın da bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanıklar … ile …’nin hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “katılan sanığın zararının giderilmesi şartı oluşmadığından” biçimindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık …, sanık … ve O Yer Cumhuriyet savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.