Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/80 E. 2023/2925 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/80
KARAR NO : 2023/2925
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : Gerçeğe Aykırı Beyanda Bulunmak
HÜKÜM : Beraat ve Tazminat talebinin reddi

Sanıklar ve davalı hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı/Müştekinin 14.09.2010 havale tarihli dilekçesi ile; Keşan İcra Müdürlüğü’nün 2010/2633 Esas sayılı dosyası üzerinden alacaklının işçilik hak ve alacaklarına yönelik dava dışı borçlu işveren şirket Yen-Taş İnşaat Taahhüt Madencilik İthalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dışı şirketin üçüncü şahıs … nezdinde istihkaklarının bulunduğunun öğrenildiğini, buna istinaden 18.08.2010 tarihinde Keşan Belediye Başkanlığına haciz ihbarnamesi gönderildiğini, belediye başkanlığının 26.08.2010 tarihli yazısında Yen-Taş İnşaat Taahhüt Madencilik İthalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti’nin kurumlarından bir hak ve alacağının bulunmadığını bildirdiklerini,

ancak kendi dosyalarındaki haciz ihbarnamesinin belediyeye tebliğ tarihi olan 20.08.2010 günü saat 16:54’de borçlu şirketin 12.198,14 TL’sini icra müdürlüğünün 2008/4992 Esas sayılı dosyasına havale ettiklerini belirterek, gerçeğe aykırı beyanda bulunulması sebebiyle …’nın cezai sorumluluğu bakımından yetkililerinin İİK’nun 338 inci maddesi gereğince cezalandırılmalarına ve 12.198,17 TL’nin Keşan Belediye Başkanlığından tazminat olarak tahsiline karar verilemesi için dava açılmıştır.
2.Keşan İcra Hukuk Mahkemesinin, 25.12.2013 tarihli kararı ile; uyuşmazlığın çözümünün icra ceza mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle HMY’nin 1 ve İİY’nin 89/4 üncü maddeleri gereğince mahkemenin görevsizliğine , HMY’nin 20 inci maddesi gereğince dosyanın görevli mahkeme olan Keşan İcra Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine, karar verilmiştir.
3.Keşan İcra Hukuk Mahkemesinin, 25.12.2013 tarihli kararının davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 17.04.2014 tarihli ve 2014/6960 Esas, 2014/11395 Karar sayılı kararı ile “…Somut olayda alacaklının üçüncü kişi aleyhinde İİK’nun 89/4 ve 338.maddeleri uyarınca hem tazminat hem de cezalandırma istemi ile Keşan İcra Hukuk Mahkemesi’ne hitaben dava açtığı davanın ceza davalara özgü esas defterine kaydı yerine hukuk işlerine özgü esas defterine kaydedilerek görülmeye başlandığı, mahkemece bu yanlışlığın farkedildiğinde bir kararla kendiliğinden bir hukuk davalarına özgü esas defter kaydının kapatılıp, ceza davaları için tutulan esas deftere davanın kaydedilerek ceza mahkemesi sıfatı ile yargılamaya devam edilmesi sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken bağımsız bir icra ceza mahkemesi varmış gibi taraflar arası uyuşmazlığın çözümünün Keşan İcra Ceza Mahkemelerinin görev alanına girdiği gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine, göreve ilişkin dava koşulu eksikliği nedeniyle HMK 114/1-c, 115/2.maddeleri gereğince davanın usulden reddine, taraflardan birinin karar kesinleştikten sonra iki hafta içerisinde mahkemesine başvurarak istemde bulunması durumunda, HMK’nun 20.maddesi gereğince dosyanın görevli mahkeme olan icra ceza mahkemesine gönderilmesi şeklinde hüküm tesisi isabetsiz olduğu,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Keşan İcra Hukuk Mahkemesinin,05.12.2014 tarihli kararı ile; usul ve yasaya uygun bulunan önceki kararda direnilmesine, uyuşmazlığın çözümünün icra ceza mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle HMY’nin 1 ve İİY’nin 89/4 üncü maddeleri gereğince mahkemenin görevsizliğine , HMY’nin 20 inci maddesi gereğince dosyanın görevli mahkeme olan Keşan İcra Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine, karar verilmiştir.
5.Keşan İcra Hukuk Mahkemesinin,05.12.2014 tarihli kararının davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 06.01.2017 tarihli ve 2016/32871 Esas, 2017/144 Karar sayılı kararı ile “…dosyanın 6763 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nun 373 üncü maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmesine, karar verilmiştir.
6. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.02.2018 tarihli ve 2017/12-373 Esas, 2018/319 Karar sayılı kararı ile “… doğrudan doğruya İcra ve İflas Kanunu ile bir özel mahkeme olarak kurulan icra mahkemelerinin hukuk ve ceza işlerine ayrı görevler hâlinde değil sadece ayrı esas defterleri kayıtları

üzerinden ve farklı sıfatlarla bakması gerektiği, somut olayda İcra ve İflas Kanunu’nun 89/IV’üncü tazminat ve 338’inci maddesi maddesindeki cezalandırma taleplerinin bir arada ileri sürülmesi hâinde yargılamanın icra mahkemesince ve icra ceza esas defteri üzerinden, diğer bir ifade ile icra ceza mahkemesi hâkimliği sıfatıyla yapılması gerektiği (aynı yönde HGK, 11.03.1972 gün ve 1970/İİD-496 E., 1972/162 K.), bu durumda hâkim tarafından Özel Daire bozmasına uyulması ve eldeki dosyayı mahkemenin “hukuk” esasından çıkartarak “ceza” esasına kaydedilmek suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekirken aksi yöndeki düşüncelerle önceki kararda direnilmesinin doğru görülmediği…” gerekçesiyle bozulmasına, karar verilmiştir.
7.Keşan İcra Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli kararı ile; sanıkların üzerlerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine, İİK’nun 89/4 üncü maddesi gereğince, yasal koşulları oluşmadığından tazminat isteminin reddine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Davacı/Müşteki vekilinin temyiz istemi, süre tutum dilekçesiyle yapılmış olup, gerekçeli karar tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmamıştır.

III. GEREKÇE
A.Hakikate Aykırı Beyanda Bulunmak Suçundan Verilen Kararlar Yönünden;
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 338 inci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Suç tarihi olan 26.08.2010 tarihinden itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 26.08.2022 tarihinde inceleme sırasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B.İİK’nun 89/4 üncü maddesi uyarınca talep edilen tazminat istemine yönelik olarak Verilen Karar Yönünden;
1.Temyiz dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
2.İlk Derece Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı alacaklı vekilinin temyiz dilekçesi içeriğine göre temyiz sebepleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

IV. KARAR
A.Hakikate Aykırı Beyanda Bulunmak Suçundan Verilen Kararlar Yönünden;
Gerekçe bölümünün (a) bendinde açıklanan nedenle, Keşan İcra Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2019/142 Esas, 2021/139 Karar sayılı kararına yönelik müşteki vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci

maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki davanın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

B.İİK’nun 89/4 üncü maddesi uyarınca talep edilen tazminat istemine yönelik olarak Verilen Karar Yönünden;
Gerekçe bölümünün (b) bendinde açıklanan nedenle Keşan İcra Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2019/142 Esas, 2021/139 Karar sayılı kararında, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK’nun 366 ıncı ve HUMK’nun 438 inci maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

İlamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.