Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5318 E. 2023/5475 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5318
KARAR NO : 2023/5475
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/400 E., 2023/105 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/466 E., 2020/75 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; 16.09.1991 tarihinde stajyer öğrencilikten kaynaklı işe girişinizde adınıza sadece kısa vadeli sigorta priminin ödendiği, ancak belirtilen dönem için 4 aylık dönem bordrolarının verilmediği belirtilerek 1. çocuğu için yaptığı doğrum borçlanmasının reddedildiğini, yapılan bu işlemin haksız ve yasaya aykırı olduğundan bahisle, davalı kuruma yaptığı 17.06.2020 tarih ve 7151181 sayılı doğum borçlanması müracaatının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurumca davaya karşı cevap sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı kurumun 24.07.2020 tarih ve 8805575 sayılı işleminin iptali ile, davacının 1. çocuk için borçlanma hakkı olduğunun tespitine, şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili; yerel mahkemece sigortalık işlemleri başlıklı 2013/11 sayılı genelge de yer verilen hususlar araştırılmadan davacının genelgede yer alan şartlara uyup uymadığı gözetilmeden karar verildiği, davacının ilk çocuğunun doğum tarihi davacı dilekçesinden anlaşılmadığı gibi mahkeme bu husus da davacıya bir açıklama dahi yapılmadığını, doğum öncesi sürede stajyer öğrencilikten kaynaklı kısa vadeli sigorta piriminin ödendiği ancak belirtilen dönem için bordrolarının verilmediği tespit edildiği, belirtilen nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Somut olayda, davacının ilk kez 506 sayılı Kanun kapsamında 01.05.1996 tarihinde zorunlu sigortalı olduğu anlaşılan davacının 28.07.1994, 19.07.2000 ve 09.06.2005 tarihinde gerçekleştirdiği doğumlarına göre, davacının ilk çocuğunun doğduğu 28.07.1994 tarihinden önce önce 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) maddesi kapsamında sigortalı çalışması bulunmadığından ilk çocuk bakımından yapılan istemin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu” gerekçelerine dayalı olarak “Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere HMK’nun 353/1-b.2 nci maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, davanın reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asil temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiği belirtilerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 5510 sayılı Kanun’un 41/l-a maddesi gereğince doğuma dayalı borçlanma yapabileceğinin tespiti, aksine kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 41/1-a maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı asil tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.