Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4176 E. 2023/6172 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4176
KARAR NO : 2023/6172
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3226 E., 2023/128 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 50. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/414 E., 2022/50 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.09.2013 tarihli borçlanma talep dilekçesine istinaden düzenlenen tahakkuk cetveline ödediği prim günlerinin 16.08.1992 – 06.06.2000 ve 15.06.2001- 15.03.2009 tarihleri arası 5600 gün olacak şekilde intibakı ile bu borçlamanın 16.08.1992 – 06.06.2000 ve 15.06.2001 – 15.03.2009 tarihleri arasına mal edilmesi gerektiğinin tesbitine, müvekkilinin Almanya sigorta başlangıcı olan 01.06.1996 tarihinin Türkiye de sigorta başlanğıç tarihi olarak kabul edilmesini ve bu tarihten önce borçlandığı gün sayısı kadar geriye götürülmek suretiyle Türkiyedeki sigorta başlangıç tarihinin 16.08.1992 tarihi olarak belirlenmesi gerektiğinin tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya görev, yetki derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazları ile zaman aşımı defi yapılmış sayılarak haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ” davacının 30.09.2013 tarihli borçlanma talep dilekçesine istinaden düzenlenen tahakkuk cetveline ödediği prim günlerinin 16.08.1992-06.06.2000 ve 15.06.2001-15.03.2009 tarihleri arasına 5600 gün olacak şekilde intibakı ile bu borçlanmasının 16.08.1992-06.06.2000 ve 15.06.2001-15.03.2009 tarihleri arasına mal edilmesi gerektiğinin tespitine, davacının Almanya sigorta başlangıcı olan 01.06.1996 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmesini ve bu tarihten önce borçlandığı gün sayısı kadar geriye götürülmek suretiyle Türkiye’deki sigorta başlangıç tarihinin 16.08.1992 tarihi olarak belirlenmesi gerektiği” gerekçelerine dayalı olarak Davanın kabulüne, davacının 30.09.2013 tarihli borçlanma talep dilekçesine istinaden düzenlenen tahakkuk cetveline ödediği prim günlerinin 16.08.1992-06.06.2000 ve 15.06.2001-15.03.2009 tarihleri arasına 5600 gün olacak şekilde intibakı ile bu borçlanmasının 16.08.1992-06.06.2000 ve 15.06.2001-15.03.2009 tarihleri arasına mal edilmesi gerektiğinin tespitine, davacının Almanya sigorta başlangıcı olan 01.06.1996 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmesini ve bu tarihten önce borçlandığı gün sayısı kadar geriye götürülmek suretiyle Türkiye’deki sigorta başlangıç tarihinin 16.08.1992 tarihi olarak belirlenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, toplanan delillerin karar verilmesine yeterli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ” 01.05.1974 doğumlu olan davacının Almanya’da 20.05.1996 tarihinde analık sigortasının başladığı, 30.09.2013 tarihli dilekçesi ile 16.08.1992 tarihinden itibaren yurt dışında geçen 5600 gün ev kadınlığı, boşta geçen ve çalışma süresini borçlanmayı talep ettiği, borçlanma bedelini 14.04.2014 tarihinde ödediği, davacının yurt dışı borçlanmasının Almanya’daki sigortalılık başlangıcı göz önünde bulundurularak ve bu tarihten geriye gidilmek sureti ile belirlenerek ve borçlanmasının ileriye doğru mal edilmesi talebinde bulunduğu, Muratpaşa Sosyal Güvenlik Merkezinin 07.09.2015 tarihli yazı cevabına göre; 30.09.2013 tarihli yurt dışı süreleri 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanma talebinde bulunduğu, 11.10.1997 ile 30.07.2013 tarihleri arasında 5690 günlük borçlanması olup, 01.05.1974 doğumlu olması nedeniyle 54 yaşını dolduracağı 01.05.2028 tarihine kadar 5975 gün prim ödeme süresini yerine getirmesi halinde aylık bağlanabileceğinin bildirildiği ve akabinde Muratpaşa Sosyal Güvenlik Merkezinin 13.04.2017 tarihli yazı ile ise; 20.05.1996 tarihinden önceki ev hanımlığı borçlanması yapılan 1007 günlük sürenin geriye çekilerek işe başlama tarihinin 03.08.1993 tarihi olarak tespit olunduğu, 03.08.1993 ile 30.06.2013 tarihleri arasındaki yurt dışı borçlanması dahil 5691 günlük çalışması olduğu ve 50 yaşını dolduracağı 01.05.2024 tarihinden sonra yazılı müracaatı olması halinde aylık bağlanabileceğinin bildirildiği görülmüşse de; 3201 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca davacının yurt dışı borçlanmasının mal edilmesine ilişkin Kurum işleminde mevzuata aykırılık bulunmamakta olup, Almanya’daki sigorta başlangıç tarihi esas alınarak bu tarihten geriye doğru borçlanma işlemi yapılarak sigorta başlangıcının belirlenmesine dair mahkemenin kararı yerinde görülmemiştir.” gerekçesi ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulüne, … 50. İş Mahkemesi’nin 21/06/2022 tarih ve 2021/414 E. ve 2022/50 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararın yerinde olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Türk vatandaşlarının yurtdışında geçen hizmetlerinin borçlandırılarak, ülkemiz sosyal güvenlik mevzuatında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde Türkiye’de geçmiş hizmet gibi değerlendirilmesini sağlamak amacıyla kabul edilen 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi; “Yurtdışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.