Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/12320 E. 2023/7264 K. 08.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12320
KARAR NO : 2023/7264
KARAR TARİHİ : 08.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/336 Esas, 2020/538 Karar
SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Düşürülme

Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2018/336 Esas, 2020/538 sayılı Kararının şikayetçi vekili ile sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Şikayetçi …’ün görevi kötüye kullanma suçunun zarar göreni olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekilinin hükmü 04.12.2020 havale tarihli dilekçe ile temyiz etmesi karşısında, mahkemenin hukuki değerden yoksun nitelikteki katılma isteminin reddine ilişkin 11.06.2010 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve aynı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davaya katılmasına karar verilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Didim (Yenihisar) Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.02.2008 tarihli ve 2006/777 Soruşturma, 2008/245 Esas, 2008/135 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2011 tarihli ve 2008/184 Esas, 2011/208 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği sanıkların atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
3.Sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.09.2013 tarihli ve 2012/8678 Esas, 2013/9452 sayılı Kararı ile dosya kapsamına nazaran sanıklardan Galip’in zincirleme görevi kötüye kullanma, Mümün’ün ise görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.09.2014 tarihli ve 2014/19 Esas, 2014/304 sayılı Kararı ile sanık …’ün ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilerek 75 tam gün karşılığı 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddenin 5 inci fıkrası uyarınca birinci fıkranın (a) bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yoksun bırakılmasına, sanık …’in zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilerek 187 tam gün karşılığı 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddenin 5 inci fıkrası uyarınca birinci fıkranın (a) bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yoksun bırakılmasına hükmedilmiştir.
5.Bahse konu kararların sanıklar müdafilerince temyizi üzerine Dairemizin 27.02.2018 tarihli ve 2017/4203 Esas, 2018/1308 sayılı Kararı ile sanık … yönünden benzer eylemler nedeniyle açılan davaların araştırılmasından ve zincirleme suç ve mahsup hükümlerinin değerlendirilmesinden, sanık … yönünden ise görev kapsamının araştırılmasından sonra hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
6.Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 04.12.2020 tarihli ve 2018/336 Esas, 2020/538 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşürülmesine hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafiinin temyiz sebebi, sanık lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Katılan vekili temyiz dilekçesinde; suçun sübut bulduğunu, zamanaşımı sürelerinin dolmadığını, sanıkların mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Didim Belediye Başkanı olarak görev yapan sanık … ile İmar ve Şehircilik Müdürlüğünde proje kontrol sorumlusu olan sanık …’in suça konu inşaattaki imara aykırılıkların tespiti ve inşaatın mühürlenerek yapı tatil zaptı ile durdurulması işlemlerini yerine getirmedikleri ve bu şekilde görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü ve suç tarihinden itibaren 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenerek kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Kamu davasına katılma talebi reddedilen şikayetçi …’ün gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmesi, adı geçenin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği davaya katılmasına karar verilmesi nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği nazara alındığında, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmesi hâlinde avukatlık ücretine hükmedilemeyeceğinden, diğer yandan sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili ile sanık … müdafiinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili ile sanık … müdafiinin Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2018/336 Esas, 2020/538 sayılı Kararına yönelik temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan “düşürülmesine” ibaresinin “düşmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.06.2023 tarihinde karar verildi.