YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1938
KARAR NO : 2023/2688
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 24.11.2022 gün ve 2022/3041 Esas, 2022/7193 Karar sayılı ilâmı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; miras bırakan …’nin, Nazilli 2. Noterliğince düzenlenen 04.02.2005 tarih ve 1640 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile oğlu olan davacıyı mirasçılıktan çıkardığını, vasiyetnamede mirastan mahrumiyet için gösterilen olaylarla davacının ilgisinin bulunmadığını, vekil edeninin muris babasıyla ilgilendiğini, mirastan mahrumiyet için geçerli bir sebep olmadığını, vasiyetnamenin davalının yönlendirmesiyle yapıldığını belirterek, vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetele; davacının muris babasıyla sağlığında ilgilenmediğini, miras yoluyla intikal eden taşınmazların haksız yıkımı için uğraştığını, kamu görevlileri hakkında soruşturma açtırdığını, yaşananların murisin sağlığını bozduğunu, davacının aile yükümlülüklerini ağır şekilde ihlâl ettiğinden vasiyetname ile mirasçılıktan çıkarıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2014 tarih ve 2013/330 Esas, 2014/415 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 06.04.2017 tarih ve 2015/19402 Esas, 2017/4866 Karar sayılı ilâmında; “dava konusu 04.02.2005 tarihli vasiyetname ile miras bırakan …’nin çocuğu olan davacı hakkında gösterdiği sebeplerin, mirasçılıktan çıkarma sebebi sayılabilecek nitelik ve nicelikte bulunmadığı gözetilerek, TMK’nun 512. maddesinin 3. fıkrasının ilk cümlesi uyarınca mirasçılıktan çıkarmanın tasarruf nisabı oranında geçerli olacağı, başka bir ifade ile davacının saklı payını isteyebileceği ve davaya tenkis davası olarak devam edilebileceği düşünülmeden, istemin tümden reddilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya tenkis davası olarak devam edildiği belirtilerek, bilirkişi tarafından tenkis bedelinin 153.434,59 TL olarak hesap edildiği gerekçesiyle anılan bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
Dairemizin 24.11.2022 tarih ve 2022/3041 Esas, 2022/7193 Karar sayılı ilâmında; “….mahkemece bozma ilâmı doğrultusunda tenkis araştırması yapılmış, davalı taraf tercih hakkını taşınmazın aynından yana kullandığından davacı tarafa ödenecek tenkis alacağının hesaplanmasına yönelik bilirkişiden güncel değerler uyarınca ek rapor alınmıştır. Dosya kapsamına sunulan 12.12.2021 tarihli raporda, tenkise tâbi 3 adet bağımsız bölümde muris …’nin 1/2’şer pay sahibi olduğu dikkate alınmaksızın taşınmazların tüm değeri üzerinden tenkis alacağı hesaplandığı, bu nedenle davalının ödemesi gereken bedelin hataen yüksek gösterildiği anlaşılmıştır. Ayrıca dava her ne kadar vasiyetnamenin iptali talebi ile açılmışsa da bozma sonrası tenkis yargılaması yapıldığından davacı lehine nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve bu hususlar hükmün bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun tenkis bedeli ve vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.” gerekçesiyle hüküm düzeltilerek onanmıştır.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; vasiyetname iptal edilmediği için ıskatın geçerli olduğunu, davacının ıslah ile tenkis bedelini 154.434,59 TL’ye artırdığını, düzeltilerek onama ilâmında tenkis bedelinin 81.891,46 TL olarak düzeltildiğini, bu durumda reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi,
3. Değerlendirme
Her ne kadar hükmün temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 24.11.2022 tarih ve 2022/3041 Esas, 2022/7193 Karar sayılı ilâmıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ise de; düzeltilerek onama ilâmındaki yazılı sebeple hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken maddi hata nedeniyle hükmün düzeltilerek onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin düzeltilerek onama ilamı kaldırılarak belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 24.11.2022 tarih ve 2022/3041 Esas, 2022/7193 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.