YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11700
KARAR NO : 2023/3817
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3462 E., 2022/2624 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul … 6. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/354 E., 2021/586 K.
Taraflar arasındaki dosya hesabına ilişkin şikayet nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi alacaklı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Şikayetçi alacaklı vekili şikayet dilekçesinde, 24.450,05 İsviçre Frangı üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibinin başlatıldığı 11.07.2017 tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru (1 İsviçre Frangı = 3.7710 TL ) üzerinden hesaplama yapılarak harca esas değerin belirlenebilmesi amacıyla Türk Lirasına çevrildiğini ve takip talebinde gösterildiğini, 07.06.2021 tarihinde dosya kapak hesabının yapıldığını, İsviçre Frangının günümüz kuruna çevrilerek 403.202,52 TL bakiye borç miktarı olarak hesaplandığını, borçlu vekili tarafından şikayet yolu ile mahkemeye yapılması gereken itirazın İcra Müdürlüğüne yapıldığını, icra memurunca borçlu vekilinin itirazları yönünden yeniden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, takip tarihindeki kurun esas alındığını ve bakiye borç miktarının 185.587,85 TL olarak hesaplandığını, iki hesap arasındaki yaklaşık 218.000,00 TL’lik fark olmasının taraflarınca kabul edilebilir olmadığını, hatalı alınan dosya hesabına göre dosyaya ödeme yapıldığını, taraflarınca yeniden müdürlüğe talepte bulunulduğunu, taleplerinin açıklandığını, ancak İcra Müdürlüğünce taleplerinin ret edildiğini, İcra Müdürlüğünce verilen 22.06.2021 tarihli kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyanın bilirkişiye gönderilerek yeniden dosya hesabı alınması gerektiğini belirterek 14.06.2021 tarihli dosya hesabı raporunun iptali ile beyanları doğrultusunda dosyanın bilirkişiye tevdiine, günümüz tarihli TCMB efektif satış kuru üzerinden devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı esas alınarak yeniden dosya hesabı alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde, takip talebinde “122.651,97 TL tutarında toplam alacağın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık %9 yasal faiz ve değişen oranlardaki faizi ile, icra giderleri avukatlık ücreti ile birlikte Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubuyla tahsili istemidir.” ibaresinin yer aldığını, takip talebinde 122.651,97 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 yasal faiz talep edildiğinin açık olduğunu, icra dosyasının yenilenmesi akabinde dosya kapak hesabının yapılması için İcra Müdürlüğüne bir dilekçe ile başvurulduğunu ve İstanbul … 17. İcra Müdürlüğünün 07.06.2021 tarihinde 185.487,30 TL tutarlı ilk dosya hesabını düzenleyerek UYAP sistemine yüklediğini, dosya hesabına itiraz edilerek tamamen yönlendirme ile icra memuruna yeni bir hesap yaptırıldığını, davacı alacaklının son dosya hesabına olan itirazı neticesinde ilgili İcra Müdürlüğünün nihai ve gerekçeli kararını 22.06.2021 tarihli karar tensip tutanağı ile oluşturulduğunu, kararın hukuka uygun olduğunu belirterek davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tenfiz kararını alacaklı sıfatı ile takibe koyduğu, şikayete konu icra dosyasındaki takip ayrıntılı incelendiğinde alacaklının fiili ödeme gününü seçtiğine dair açık bir ibaresinin bulunmadığı, takip başlatılırken alacaklının vade veya fiili ödeme gününe göre ödeme isteyip istemediğinin tespitinin yapılması gerektiği, takip devam ederken söz konusu seçimlik haklardan hangisi yüksek ise ona göre ödeme isteme hakkı bulunmadığı, belirlilik ilkesi gereğince takip talebinde yasal faiz talep eden alacaklının fiili ödeme gününü seçtiğine dair açık bir ibare bulunmadığı, icra dairesinin 22.06.2021 tarihli kararının hukuka uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi alacaklı vekilince; İcra Müdürlüğünce verilen 22.06.2021 tarihli kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, İcra Müdürlüğünce verilen kararda ”Alacaklının yabancı para alacağını takip tarihindeki döviz kuru üzerinden TL’ye çevirmesi, bulunan tutarın takip talebinde göstermesi ve ayrıca takip tarihi ile fiili ödeme tarihi arasındaki kur farkı alacağını talep hakkını saklı tutması gerekir.” şeklinde ibare bulunduğunu, taraflarınca icra takip talebinde 24.450,05 İsviçre Frangı asıl alacak olarak gösterildiğini, karşılığı da icra takibinin açıldığı 11.07.2017 tarihinde TCMB efektif satış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek harca esas değer gösterildiğini, takip talebinin devamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şeklinde ibare bulunduğunu, iş bu hususların takip talebi incelendiğinde görüleceğini, İcra Müdürlüğünce belirtilen gerekli hususların takip talebine yazılmadığı şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, zira her iki hususun da talepte yazıldığını, takip talebinde yabancı para alacağı takip tarihindeki kur üzerinden TL’ye çevrildiğini belirterek kararın kaldırılması talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 99. maddesinde belirtilen seçimlik hakkını, fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden istediğine dair herhangi bir ibarenin takip talebinde bulunmadığı, davacının takip talebinde 122.651,97 TL tutarında toplam alacağın takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık %9 yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği, takip devam ederken seçimlik haklardan hangisi yüksek ise ona göre ödeme yapılmasını isteme hakkı bulunmadığından icra dairesinin 22.06.2021 tarihli kararının hukuka uygun olduğu, şikayetin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekilince, istinaf dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ilamlı takipte dosya hesabı şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK hükümleri 6098 sayılı TBK 99/2 maddesi ile 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun 4/a maddesi hükümleri
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.