Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4422 E. 2023/6583 K. 08.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4422
KARAR NO : 2023/6583
KARAR TARİHİ : 08.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/806 E., 2023/255 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/280 E., 2022/121 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali, aylık bağlanması ve kesintilerin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili; müvekkilin babasının 17.01.1993 tarihinde, eşinin ise 17.07.2016 tarihinde vefat ettiğini, davalı Kurumca müvekkiline eşi …’den dolayı SSK statüsünde 2016/08 inci aydan itibaren, babası …’den dolayı ise 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlandığını, ancak davalı Kurumun 21.09.2020 tarihli yazısı ile babadan aldığı aylığın iptal edildiğini ve faiz dahil 34.647,43 TL’nin ödenmesinin istendiğini, taraflarınca 01.06.2020 tarihli dilekçe ile babadan bağlanan ölüm aylığının iptal edilmesinin yasaya aykırı olduğunun belirtildiğini, davalı Kurumca talebe 09.06.2021 tarihli cevabi yazı ile olumsuz cevap verildiğini, oysa ki davalı Kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, çünkü babasının vefat tarihinde hem eşinden hem babasından her iki aylığı almaya engel yasal bir durumun bulunmadığını ileri sürülerek davacı …’den yersiz ödeme altında talep edilen borcun iptaline, almakta olduğu maaştaki kesintinin durdurulmasına, kesilen maaşın kesildiği tarihten itibaren ödenmesinin devamına, aylıklarından kesilen miktarların tarafına iadesine, kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili; davacının 21.12.2017 tarihinde babasından dolayı ölüm aylığı talebinde bulunması üzerine müvekkili Kurumca eşinin vefat tarihini takip eden aybaşı olan 01.08.2016 tarihinde itibaren ölüm aylığı girişi yapıldığını, ancak 05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazete ile yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde yapılan düzenleme ile emeklilik işlemlerinde aylık bağlama esaslarının belirtildiğini, bahse konu Yönetmelik gereği eşi ve babadan dolayı aylıkların her ikisinin birlikte alınamayacağından babasından dolayı bağlanan aylığın başlangıç itibariyle iptal edildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 27.07.2016 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı eşi üzerinden dolayı 4/a kapsamında ölüm aylığı bağlandığı ve aynı zamanda 17.01.1993 tarihinden itibaren ölen babası üzerinden 4/b ölüm aylığı bağlanmasının talep edildiği, davanın Yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm Aylığının Hak Sahiplerine Paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlandığı, “aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanun’a göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağının hüküm altına alındığı, Yargıtay 10.H.D. 2016/15736 esas 2017/3321 karar, 2020/7467 esas 2021/6055 karar sayılı ilamları ve belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu 27.07.2016 tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili; aynı konu ile ilgili Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 14.11.2018 tarih, 2018/1528, K.2018/1822 sayılı kararı ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 26.10.2017 tarih ve E. 2017/2283, K. 2017/8325 sayılı kararlarının bulunduğunu, ek olarak 22.06.2021 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Başvuru no 2017/31861 ve 21.04.2021 tarihli Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Kararının yerel mahkemece değerlendirilmediğini belirterek mahkemece verilen karar istinaf etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacının eşi …’in 27.07.2016 tarihinde yaşamını yitirdiği, davacıya 01.08.2016 tarihinden itibaren 4-a kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, davacının babasının 17.01.1993 tarihinde yaşamını yitirdiği, davacıya babasından dolayı 4/b Bağ-Kur kapsamında 01.08.2016 tarihinden itibaren yetim aylığı bağlandığı; davacının eşi 27.07.2016 tarihinde vefat ettiğinden davacının hak sahipliği sıfatının bu tarihte yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun gereğince değerlendirilmesi gerektiği, 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 günü yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesinin, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlandığı, “aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanun’a göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alındığı, belirtilen yasal düzenlemeler ışığında dava incelendiğinde, evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanının ödeneceğine ilişkin hüküm karşısında, eşi üzerinden tahsis edilen ölüm aylığı daha fazla olan davacıya ayrıca babası üzerinden de aylık bağlanamayacağı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde kurum işleminin yerinde olduğu, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yaşamlarını yitiren sigortalı eş ve baba üzerinden hak sahibi sıfatıyla çift ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti, aylıklarından kesilen miktarların iadesi ve aksi yöndeki kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.