Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5391 E. 2023/6270 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5391
KARAR NO : 2023/6270
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/175 E., 2023/15 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/281 E., 2020/95 K.

Taraflar arasındaki itibari hizmet süresi ve fiili hizmet süresi zammı tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde 01.01.1993 – 12.09.2012 tarihleri arasında geçen çalışmalarının itibari hizmet süresi ve fiili hizmet süresi zammı verilmesi gerektiğinin tespiti ile 26.07.2016 tarihli tahsis talebi gereğince yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket cevap dilekçesinde, davacının davalı şirket nezdinde 01.10.1989 – 31.07.1990 ve 07.05.1992 den itibaren önceleri “maça operatörü” akabinde işleme operatörü olarak görev yapmış olduğunu, davacının maça üretim operatörü olarak çalışırken dökümü yapılacak parçaların sıcak ve soğuk kum kalıplarının makinelerde imal edilmesi işini yaptığını, işleme operatörü olarak çalışırken üretilen alüminyum parçaların makinelerde çapaklarının temizlenmesi işini yapmış olduğunu, davacının zararlandırıcı etkenlere maruz kalmadığını, solunum ve cilt yoluyla vücuda geçen gaz veya zehirleyici maddelerle çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının amin gazı tezgahında soğutmacı olarak maske takarak çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…-Davanın kısmen kabulü ile; davacının, 506 sayılı Kanun’un EK 5 inci maddesinden faydalanmasına imkan veren, Anayasa Mahkemesinin 27.03.2007 tarih ve 26475 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan kararının yürürlüğe girdiği 23.03.2007 ile kanunun ilgili maddesinin yürürlükten kaldırıldığı 01.10.2008 tarihine kadar 494 günlük çalışma süresine, her 360 günlük kısmına 90 gün fiili hizmet süresinin eklenerek bulunan 494/360 X 90 = 123 günlük sürenin salt sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin ve 01.10.2008 ile işten ayrıldığı 12.09.2012 tarihine kadar olan 1304 günlük çalışma süresine, her 360 günlük kısmına 60 gün fiili hizmet süresi zammı olarak 1304/360 x 60 : 217 günün prim ödeme gün sayısına eklenmesi, 217/2 = 108 günün yaş hadlerinden indirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının 26.07.2016 tarihli başvurusuna istinaden yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamadığı anlaşılmakla yaşlılık aylığı bağlanmasına yönelik talebinin reddine,…” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maça kumunun sıkıştırılmasında kullanılan amin gazı olarak bilinen insan sağlığına zararlı “dimietilenamin” gazlarına maruz kalmasının söz konusu olmadığını, ayrıca anılan gazın Yasa’nın aradığı anlamda insan sağlığına zararlı olmadığını, davacının tüm çalışma süresi boyunca gözlük, toz ve gaz maskesi ve eldiven ile çalıştığının ispatlandığını, kimya mühendisi bilirkişiden rapor hazırlanması gerektiği yönündeki itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı şirketin faaliyet konusunun 506 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesi kapsamına girmediğini beyanla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait iş yerinin 506 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinde belirtilen işyerlerinden ve yapılan işin de anılan maddede sayılan işlerden olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “…davalı şirkete ait iş yerinin metal döküm iş kolu kapsamında bulunduğu, keşif sırasında Mahkemece de davalı şirkete ait iş yerinde döküm işi yapıldığının ve davacının maça üretiminde çalıştığının tespit edildiği, otomotiv sektörüne döküm parçalar üreten davalı şirkete ait iş yerinde maça üretiminde işleme operatörü olarak çalışan davacının yaptığı işin yukarıda anılan Yasa maddeleri kapsamında bulunduğu, her ne kadar davalı şirket vekili tarafından bilirkişi heyetinde kimya mühendisi bulunmadığı yönünde itirazda bulunulmuşsa da; iş yerinde döküm işi yapıldığından anılan Yasa maddeleri gereğince davalı şirket vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının isabetli olmadığı anlaşıldığından; ilk derece Mahkemesince delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından…” istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık itibari hizmet seresi ve fiili hizmet süresi zammı tespiti ile yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile,

2. 506 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.